KIVI 116 – “Kahveci İrbağam’ın Taş Duvarlı Kütüphanesi”
Kahve taş duvardı. Altı ahır, üstü ev, en üstü—devrim. İrbağam, geleni gülüşle karşılardı. Bakıştan anlardı:
“Sen iki şekerli, sen demli, sen de dut lekeli çay istersin.”
Ama o gün, Kör Kemal geldi. Köyün en sessizi, en çok düşüneni. Kahvenin ortasına dikildi, ve ilk kez konuştu:
İsimsiz, sorgusuz bir aşkın solgun mısraları
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara
Devamını Oku
Tümcelerimde boğulan
Surların ihtilal geceleri
Göz kırpıyor Mezopotamya'nın ıslak güneşine
Sırtımda yüzyıldan kalma yanıklara




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta