Pas tutmuş saatler asılı duvarda,
her biri başka bir vedayı gösteriyor.
Zaman artık ileri değil,
içeri akıyor.
Tozlanmış bir sandık açıldı içimde,
içinden ben çıktım:
konuşmayan, gülmeyen,
oyuncaklarına küsmüş bir çocuk.
Pencereler anlamsız bakıyor dışarı,
camlar buğulu değil artık,
hiçbir şey sığmıyor içine
ne bir nefes,
ne bir umut.
Kurumuş bir menekşeyim şimdi,
bir kitabın arasında sıkışmış,
ne okunmuşum
ne de unutulmuş.
Konuşmayan duvarlarla dolu evler
ve konuşan aynalar…
her sabah yüzüm yerine
bir boşluk çiziyorlar.
Bir gülüşü hatırlıyorum,
belki benimdi,
belki bir hayalin.
Ama çoktan düştü yere,
ve ses çıkarmadan kırıldı gönlüm.
S.GÖL
Kayıt Tarihi : 6.7.2025 08:54:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!