En uzak ışık hangi yıldızın öpücüğü bilmiyorum
Dokunduğum ay ışığı yıkandığım karanlık benim yanılgım
Soğuk kumların üzerine uzanarak bu gece denizi dinledim
Ağlayan yeryüzüdür yaşamak
Düşleyen düşlesin, sızlayan sızlasın
Dingin pencerelerin ardında asılı perdelerin yorgunluğu
Henüz vakti bilmeyen bebek uyanışlarım var
Durduk yere sana sesleniyorum, beklemem avutmanı yeter ki gel
Hiç gitmediğim bahçeden koparılmış bir erik ekşiliği var içimde
Sebepsiz yere küstüm kapılara, ellerimi saklarken kapadım gözlerimi
Ateşten ovulmuş bir madalyon gibi güneş
Sarktıkça sarkıyor değmiyor içimize kapkaranlık kaburgalarımız
Köylü ezgilerinde bir alev cıvıltısı sıçrıyor gönlüme
Ama ben biliyorum bu iş başka, bu telaş başka, bu yangın bambaşka
Bir niyet etmişliğim yok, ameller niyetlere göre imiş bana ne
Aşka niyet mi edilirmiş ruhum senin esirin
Yılanlara şahit oldum aşkı hiç bilmemişler anlamıyorlar balın tadından
Su kenarına inenler gözyaşlarını kaçırmak için koşarlar
Dağlara çıkanlar taşlara sabır nedir öğretiyor
Bize sitem edemez şiirler hiçbir ayet ile kınanmadık sevgilim
Kayıt Tarihi : 29.11.2025 22:59:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!