İnsana tepeden bakar,
Bilgiçlenir, cahil çıkar.
Devşirme soyuna çeker,
Şu bizim Kibir Heykeli...
Yemiş-içmiş gengiriyor,
Sonra burun kangırıyor,
o kadar da önemli değildir bırakıp gitmeler,
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…
Devamını Oku
arkalarında doldurulması mümkün olmayan boşluklar bırakılmasaydı eğer.
utanılacak bir şey değildir ağlamak,
yürekten süzülüp geliyorsa gözyaşı eğer…
belirsizliğe yelken açardı iri ela gözler zamanla,
öylesine derince bakmasalardı eğer…




İnsana tepeden bakar,
Bilgiçlenir, cahil çıkar.
Devşirme soyuna çeker,
Şu bizim Kibir Heykeli...
Yemiş-içmiş gengiriyor,
Sonra burun kangırıyor,
Ara sıra angırıyor*;
Şu bizim Kibir Heykeli...
İnkarcıdır, adam olmaz.
Gusül Abdesti'ni bilmez,
Hiç alnı secdeye gelmez;
Şu bizim Kibir Heykeli...
Tınmaz Hipokrat Andı'nı,
Yıkar da gider bendini,
Ölmez zanneder kendini,
Şu bizim Kibir Heykeli...
Küçük dağları yaratmış(!) ,
Onca hayatı karartmış...
Firavunlar'ı aratmış;
Şu bizim Kibir Heykeli...
Çalmak için gayret eder,
Kalmak için feryat eder,
Dört kişi omzunda gider;
Şu bizim Kibir Heykeli...
Mirasçılar kısmet arar,
Münker-Nekir hesap sorar.
Kellesinde topuz kırar;
Şu bizim Kibir Heykeli...
çok yerinde dizeler sayın atmalı kalemine yüreğine sağlık siz kibir heykeli demişsiniz bizim heykeller daha farklı göstermelik kuklalar bu dizeler az bile güzel bir konuya temas etmişsiniz kutlarım
sevgi ve saygılar sunarım
Tuncay akdeniz
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta