(felsefî – bedii miniatür öykü)
Aramızdaki konuşma çoktan kesilmişti. Her ikimizde yatağımıza uzanarak uyumaya çalışıyorduk. Pencereden süzülen ışık içeriyi ışıklandırıyordu. Odada bulunan ölü sessizligini o bozdu yine:
- O ne?
- Neyi diyorsun? – anlamadığım soruyu açıklamasını istedim.
- Onu diyorum
Yine de hiç bir şey anlayamadığım için tekrarlamasını söyledim. Hem de çok yavaş bir sesle fısıldıyordu. Konuştukların annesinin duymasından korkuyordu. Zira bir hayli zaman önce annesi “Yat! ” emrini vermişti. Fakat o, uyumak istemiyordu. Ve sorularının ardı arkası kesilmiyordu:
Biri bir koca görür rüyasında:
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.
Devamını Oku
Yüz lira maaşlı kibar bir adam.
Evlenir, sedire taşınırlar.
Mektuplar gelir adreslerine:
$en Yuva Apartmanı, bodrum kati.
Kutu gibi bir dairede otururlar.




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta