Kerbela Şiiri - Osman Erdoğmuş

Osman Erdoğmuş
359

ŞİİR


5

TAKİPÇİ

Kerbela

KERBELA

(-Muharrem Ayına Bakış- yazımın devamı olarak kaleme aldığım Kerbela çalışmasını biraz teferruatlı anlatmak için diğer yazımdan ayırdım.)

Peygamberimiz Efendimiz Hz. Muhammed (SAV) in vefatı ile Asr-ı Saadet devri kapanmış, bu hayatın gölgesinde Hulefa-i Raşidin (4 büyük halife) dönemi başlamıştır. Kur’an’ın gölgesinde, sünnetin ışığında, adalet ve doğrulukla yönetilen 30 yıla yakın bir zaman. (632-661)
Hz. Ali’yi halifeliği boyunca rahat bırakmayan Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye, hakemler olayında küçük bir hileyle halifeliği saltanata dönüştürerek Emeviler Devletini kurmuştur. (661) Hizmeti saltanata dönüştürenler, saltanatlarını korumak, hâkimiyetlerini kollamak için; zulüm ve baskılara sarılmışlar, gereksiz vergilerle milleti canından bezdirmişler, zevk-ü sefaya dalmışlardır.
Şuara veya hakemler tarafından seçilen halifeye biat etme âdeti Hz. Muaviye’nin ölümüyle son bulmuş, Muaviye ölürken oğlu Yezit’i halife tayin etmiş. Böylece İslam tarihinde bir ilk, halifeliğin babadan oğula geçme hadisesi başlamıştır.
Yezit, halifeliğin yükünü kaldıracak, İslam ahlak ve fazileti ile yoğrulmamış; aksine şımarık, günahları alenen işleyen, hatta orucunu içkiyle açacak kadar dinden uzak bir kişiliğe sahipti. Halifeliğini hazmet için değil de: zevk ve saltanatının bekası için kullanıyordu. Kendi durumunu bildiği için acele bir şekilde Medine valisinden özellikle sahabe-i kiramdan kim varsa biat etmelerini; etmiyorlarsa, gereğinin yapılmasını emreder.
Hz. Hüseyin durumun vehametini anlayınca yakınları ile Mekke’ye geçer ve Mekke’de Kufelilerden mektuplar almaya başlar. Yezit’ten şikâyetlerini bildirerek “Gel, başımıza geç, seninle sonuna kadar beraberiz” kabilinden, başlarına geçmesini istemektedirler. Hz. Hüseyin yeğenlerinden Müslim bin Akil’i Kufe’ye yollayarak “Samimiyetlerini ve genel durumu” bildirmesini ister.
Müslim bin Akil, Hz. Hüseyin adına 30 bin kişiden biat aldığını bir mektupla bildirir Hz. Hüseyin’e. Kufe Valisi Numan b. Beşîr el-Ensarî'yi görevini yapamadığı için görevden alan Yezit, yerine Ubeydullah bin Ziyat’ı tayin eder. Ubeydullah’ın ilk işi Müslim’i ve onu barındıran Hani bin Urve’yi şehit etmek olur. Çok acıklıdır ki, 30 bin kişiden Müslim bin Akil’e 30-40 kişi sahip çıkmıştır. Halka müthiş bir baskı uygulayarak Hz. Hüseyin’in taraftarlarını dağıtır ve sindirir.
Yaşayan Sahabe-i Kiramın hemen hepsi, Kufe’ye gitmemesi için ne kadar ısrar ettilerse de, ikna edemediler Hz. Hüseyin’i. Yolda Müslim’in şehit olduğunu haber alınca; beraberindekilere “İsteyen geri dönebilir.” diyerek, dönenlere izin verdi. Takriben 80 kişilik yakını 1000 kişilik Kufe’nin öncü kuvvetleri nezaretinde Kerbela denilen yere götürüldüler.
Ubeydullah, Merv valisi olan Ömer bin Sa’d (Sa’d bin Ebi Vakkas’ın -aşere-i mübeşşereden- oğlu) 3000 kişilik ordusu ile yanına çağırır. Ömer Hz. Hüseyin ile çatışmak istemediğini görünce, önce valiliğinin elinden alınmasıyla, ardından da öldürtmekle tehdit eder. Kufe ordusu ile 5000 kişi olan Yezit’in askerleri Hz. Hüseyin ve yakınlarını muhasara altına alırlar. Fırat nehrinden su içmelerine bile müsaade etmeyecek kadar zalimleşirler.
Hz. Hüseyin, Ömer bin Sa’d’ı çağırarak, ona üç tekliften birini kabul etmesini söyler.
1. Cihat etmek için hudut boylarına gideyim.
2. Yezit ile beni görüştürün.
3. Bırakın Medine’ye döneyim.
Üçü de makul olan bu tekliflerini Ubeydullah’a iletir. Yezit’ten beter Yezit olan Ubeydullah “Ben seni oraya muhabbete ve sohbete göndermedim” diyerek, bir an önce işin bitirilmesini ister.
Bir muharrem ayında (10 muharrem) acımasız zalimler 80 kişinin üzerine 5 bin kişilik ordu ile saldırırlar. Bugün dahi dinleyenlerin tüylerini diken diken eden vahşeti gerçekleştirirler. 72 kişi acımasızca şehit edilir. Kadın, kız, çoluk, çocuk bu katliamdan kurtulamazlar. Adeta Ehl-i Beytin kökünü kazımak için gerçekleştirilen plan başarı ile uygulanmıştır. O günden sonra kimse Yezit ismini çocuğuna vermez. İsmi duyulduğu an, akla Kerbela gelir çünkü. Annesi cennet hanımlarının annesi, babası; velilerin sultanı, Dedesi ise Âlemlerin Efendisi olan Hz. Hüseyin 33 mızrak yarası, 14 kılıç yarası alarak, kahramanca savaşarak şehit edilmiştir.
Ya Rabbi… Yine bir muharrem ayındayız. O gün Peygamber torunlarına yapılan muamele, bugün Peygamber ümmetine yapılmakta. Bilimin ve teknolojinin en son geliştirdiği silahlar bu ümmetin üzerinde denenmekte. Düşen bombalara sapanlarla karşılık verenlere bile tahammül edemeyen, Ebrehe’ler, Yezit’ler, Şimon’lar Müslümanlara kan kusturmaktalar. Ebrehe’ye ebabillerini gönderdiğin gibi, Hendekte meleklerini gönderdiğin gibi, Yardımına muhtacız. Onların kurmuş oldukları tuzakları başlarına geçir. “Çünkü Sen oyun kurucuların en hayırlısısın.” Kerbela dünya tarihinde, muharrem ayında gerçekleşen son olay olarak kalsın. Gözü kandan başka bir şey görmeyenlere iktidar nasip etme. Müslümanlara güç ver. Birlik ver. Dirlik ver. Başarı ve zafer ver. Sevelim birbirimizi, Senin sevgini kazalım. Birimizin eline diken batsa, çıkarmak için yarış yapalım, Senin rahmetine layık olalım. Kimseye kalmayacak olan dünyada, barış ve kardeşliği tesis edecek güç ver bize.
Amin.

(Mehmet Asım Köksal Hocamızın “Kerbela” isimli kitabında okuduğum bir olayı bu çalışmamın sonunda anlatmadan geçemeyeceğim. Özellikle Fırat nehrine uzak bir bölgeye çadırlar kurdurulmuştur. Gerek içmek için olsun, gerekse temizlik için olsun onlara suyu çok gören, şiddetle onları taciz eden zatın ölümü tam ibretlik. Kerbela hadisesinden çok geçmemiştir ve bu zat bir hastalığa tutulur. İçerisinde bir ateş, ne yapsa söndüremez bu ateşi. Serin sular, şerbetler içer ama bir türlü kanmaz. Hararetini söndüremez. O kadar çok su içer ki davul gibi olan karnı patlayarak geberir.)

Osman Erdoğmuş
Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


(-Muharrem Ayına Bakış- yazımın devamı olarak kaleme aldığım Kerbela çalışmasını biraz teferruatlı anlatmak için diğer yazımdan ayırdım.)

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Mustafa Katırcı
    Mustafa Katırcı

    'yüreğine sağlık Osman abim
    aslında yorumları ümraniye jüri üyesine yaptırmak lazım çünkü onlar bu işi çok iyi biliyorlar (!) yaklaşık 5000 şairi gözlerinin içine baka baka ahmak yerine koyup bu şiirler ilk üç dereceye layık değil diyeniliyorlar.. şayet ödülü verecek durumları yoktu ise kimse ödül istemezdi keşke bizleri rencide etmeselerdi(=;
    sevgili Osman abim sayfanda bunları yazıp seni üzmek istemezdim ama inan çok doluyum.. saygı ve sevgi ile..'

  • İrfan Yılmaz
    İrfan Yılmaz


    Sevgili Kardeşim Osman Erdoğmuş,

    Ne bugün ne de yarın tarihin hiçbnir döneminde hiçbir müslüman çocuğuna Yezit ismini vermeyecektir.

    Kerbela Şehitlerini rahmetle anıyoruz. Sevgili Peygamberimizin torunları reva görülen bu zülum hiçbir zaman unutulmayacak

    Kudretli kaleminizden edebi değeri yüksek bir yazı okudum. Tebrik eder başarınızın devamının dilerim. Her şey sizin ve sevdiklerinizin gönlüne göre olsun.

    Sevgi ve saygılarımla Dördüncü tam puanı gönderiyorum.


    Dr. İrfan Yılmaz. TEKİRDAĞ.

  • Rıza Çiloğlu
    Rıza Çiloğlu

    merhaba degerli üstad nekadar güzel işlemişsiniz ehlibeyite inananların hak yoluna inanmak olduğunu islam tarihinin gecmişi ve müslümanlığın kolayca kazanılmadığını cok güzel aktarmışsınız yüreğinize sağlık

  • Kadir Kaya
    Kadir Kaya

    selamlar bizden.
    Yüreğinize sağlık.
    Dualarımız sizinle
    kutlarım

  • Kadir Kaya
    Kadir Kaya

    selamlar bizden.
    Yüreğinize sağlık.
    Dualarımız sizinle
    kutlarım

  • Mehmed İhsan Uslu
    Mehmed İhsan Uslu

    Tebrikler Üstadım!
    Emeğinize ve yüreğinize sağlık. Kaleminiz daim olsun. Hz. Allah c.c. bizleri Kainatın efendisinin (S.A.V.), onun ehli beytinin ve eshab-ı kiram (R.A.E.)'ın yolundan ayırmasın.
    Yalnız bir hususa işaret etmek de fayda mülahaza ediyorum.
    Bildiğiniz gibi efendimiz A.S.'ın arkadaşları olan şanlı eshab-ı kiram efendilerimizin (Hz. Allah c.c onların tamamından razı olsun) mübarek isimlerini yalın olarak zikretmek edebe aykırıdır.
    Hz. Muaviye R.A. ve babası Hz. Ebu Süfyan (R.A) eshabı kiramdan olmalarının yanında birisi kainatın efendisinin (S.A.V.) kayın pederi, diğeri de kayın biraderidir. Dolayısıyla Hz. Muaviye (R.A) bilcümle ümmet-i Muhammed'in dayısı olmaktadır.

    Oğlu Yezid'e (doğrusu: (d) harfi ile) gelince; o hiç bir zaman Hz. Hüseyin (R.A) efendimizin şehid edilmesini, ehli beytin incitilmesini hiçbir zaman istememiş ve emretmemiştir. Bu hadise tamamen Kufe Valisi Ubeydullah ibni Ziyad'ın tasarrufudur.
    Ki o da nezd-i ilahi de layık olduğu cezaya mutlaka çarptırılmıştır. Netice olarak mukadderat böyle imiş.
    Her hadise yüce rabbimizin takdiri ve efendiler efendisinin onayı ve imzası ile tecelli etmektedir. Elbette bir çok sebep ve bizim anlayamadığımız hikmetleri vardır. Onun için ehli beyti sevmekte aşırı gidip, eshab-ı kiram efendilerimize buğzeden şiî, alevi ve rafizilerin dümen suyuna göre bu mevzuda ileri geri konuşarak günaha ve vebal altına girmemek en uygun hareket tarzıdır diye düşünüyorum.
    Sürc-ü lisan ettik ise afvola..
    100+antoloji.
    Selam ve dualar.

  • Küçük Ali Yıldırım
    Küçük Ali Yıldırım

    kutlarım yüreğini ve yazan kalemini...
    yüreğine sağlık...selam ve saygılar emeğe...

  • Mücella Pakdemir
    Mücella Pakdemir

    Evet bu hadise tarihte olmuş. Peygamberimizin torunu şehit edilmiştir. Onu bugünlere kin vesilesi olarak taşıyanlar olmasaydı keşke.. Aydınlatıcı bilgileriniz için teşekkürler.

  • Üzeyir Aydın
    Üzeyir Aydın

    Allah cc razı olsun

  • Kaya Ünver
    Kaya Ünver

    Efendim kerbela yarası bu gün bir kez daha kanadı yüreğimde. Eminim ki kıyametin sonuna dek bütün müslümankların yüreklerinde de kanamaya devam edecektir. Rabbim o ceenet fidanı Hazreti Hüseyin efendimize kavuşmak ve Peygamber Efendimizin şefaatına nail olmak nasip eylesin. Paylaşım ve verdiğiniz kıymetli bilgiler için teşekkür ediyor en derin selam ve saygılarımı sunuyorum ...Kaya ünver7kaleli1

TÜM YORUMLAR (15)