Kendimi çok aradım.
Beni seven insanların gözlerinde aradım önce. Birinin bana güzel demesiyle güzel, sevmesiyle değerli, gitmesiyle eksik olduğumu sandığım yaşlardı.
Sonra eski evlere baktım.
Bir çekmecede çocukluğum çıkar sandım. Bir dolabın arkasında unuttuğum kahkaham, eski bir montun cebinde heveslerim…
Hiçbiri yoktu.
Eski fotoğraflara baktım.
Oradaki kadın bendim ama onu tanımıyordum. Gülümsüyordu. İnsan bazen kendi yüzüne bile tanık gibi bakabiliyor.
“Burada ne düşünüyordun?” diye sordum ona.
Cevap vermedi.
Zaten fotoğrafların en acımasız yanı budur; sana geçmişi gösterirler ama açıklama yapmazlar.
Sonra eski sevgililerde aradım kendimi.
Belki birinin hafızasında hâlâ bıraktığım hâlim duruyordur diye düşündüm. Belki ben kendimi unutmuşumdur da bir başkası hatırlıyordur.
Ama insan kendisini başkalarının hafızasından geri alamıyor.
Bir gece fark ettim.
Ben kaybolmamıştım.
Kaybolmak, bir yerde hâlâ bulunabileceğin anlamına gelir.
Ben eski kendimden eşyalarımı toplamadan çıkmış, anahtarı masanın üzerine bırakmış, bir daha dönmemek üzere gitmiştim.
Kimse beni benden çalmamıştı.
Ben kendimden taşınmıştım.
Şimdi yeni adresimi bilmiyorum.
Ama ilk defa
eskisine dönmeye de çalışmıyorum.
Kayıt Tarihi : 13.09.2026 20:45:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!