ağlamak,
bir çocuğun göğsünde sakladığı
ilk yağmurdur.
ben o yağmuru içimde taşıdım,
kimse ıslanmasın diye sustum.
saksı kadar dar odalarda
gökyüzünü ezberledim.
toprağım azdı belki
ama umut dediğin
avuç içi kadar yerde de filiz verir.
çiçek oldum bazen,
boynumu eğdim rüzgara karşı.
kırılmadım demem,
ama her kırılışımda
bir dal daha çıkardım içimden.
bende bilirdim
bir ağacın sabrı nasıl olur,
köklerini karanlığa salarken
yukarıya doğru büyümeyi
nasıl seçtiğini.
ağaç gibi bekledim.
gövdemde yılların halkaları,
her biri bir susuş,
her biri bir gece yarısı
içime çöken sel.
rüzgar geldi,
adımı savurdu sokak aralarına.
ben topladım harflerimi
tek tek,
kendimi yeniden yazdım.
sel oldu gözlerim,
taştı içimdeki kırgınlık.
ama yıkmadım kimseyi,
kendi kıyılarımı onardım
ellerimle.
kendimi büyüttüm.
kimse fark etmeden,
bir saksının içinde
koca bir orman yetiştirdim.
ağlamak artık
zayıflık değil bende,
toprağıma düşen su,
çiçeğime can,
ağacıma gölge oldu.
rüzgarla barıştım,
seli affettim,
kırılan dallarımı
bağladım sabırla.
ve şimdi,
göğe uzanan her dalımda
bir çocuk sesi var.
bende bilirdim, diyor,
büyümek biraz ağlamaktır,
ama asıl cesaret
kendini sulayabilmektir.
ben kendimi
gözyaşımla suladım.
köklerim derine,
dallarım göğe,
kalbim hayata.
ve artık biliyorum
en büyük ağaçlar
en sessiz büyüyenlerdir.
Mustafa Alp
16/02/2024 03.00
Kayıt Tarihi : 15.2.2026 23:49:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!