bu sene bahçe kaldı öylece
solmuş sarı ağaçlar geçti yüzümden
düşüp ses çıkardı
bir martı
durdu ve bekledi
Değişir yönü yolların bir gün
Gün hızlanmıştır bile
Seslendi mi o, beyaza kazınır dağ havası
Çatırdayıvermesiyle yağmurun
Bulutların akıvermesiyle
gün batıyor
buzlu bir pencerenin
buğusuna çarpıyor
ağlanan sesim
çağrısız bir mektup gibi
suyun çıplaklığına
şöyle bir uzansam
önce ayak izlerine değer ellerim
sanki bir iki adım daha yetişsem
ayın şavkı uğulduyor bugün de göğsümde
umudunu buza terk etmiş bir küheylan gibi
ağrıyor sessizlik
müzmin bir ağrıda buluşuyor tenim
hücremin her bir köşesinde oturuyor hüzün
Yorgunum,
ucu bucağı olmayan
gölgeli karanlığında hayatın
dağılıveriyor neye uzatsam elimi.
Kül yağıyor gözlerimden;
hepsi de ölümle
saatlerdir yağıyor kar
bir kış gümbürtüsünde kan taş(ı)yor kana
süzülüyor sonsuzluk sessiz toprağa
ve kaldırıyor ruhta feri
sen sustun
eğildi suya gökyüzü
şimdi imbat yelleri
yalnız yüzünde o solgun
ırmağın
kıyasıya bir teslimiyet bu
ıslak atlar kadar deli dizgin
öylesine lacivert
Bu anıyı birçok kez
yaşadım ben
Sırladım kendimi begonyalarla,
eğri büğrü bir sapakta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!