“Cami avlusunda Kanatsız Kuşlar
Her önüne gelen onları taşlar!”
Bizi özümüzden uzak eyleyen,
Aramıza giren şu gurbet diyor!
Aşığın dilinden Türkü söyleyen,
Sabretmeyi bilen derviş,
Sabrın sonu selamettir!
Gözyaşını silen derviş,
Sabrın sonu selamettir!
Hem ağlarsın hem gidersin
Ağlayın ağlaya bildiğiniz kadar
Şafak sökmek üzere
Gün sabaha gebe.
Zulüm her şeyini alsın gelsin
Mazlumun ahı ne ocaklar yakar...
Yürü behey Türkoğlu hedefin Kızıl Elma,
Tarihlere sığmayan nice şanın var senin.
Hedefe varmak için sakın ola geç kalma,
Bu uğurda akacak nice kanın var senin.
Güzün solan yaprakların
Göz dolduran toprakların
Rengi solmuş bayrakların,
Mutlaka bir sahibi var!
İçimde bir sıkıntı var,
Yerler gökler buna şahit.
Irmaklarda akıntı var,
Yerler gökler buna şahit.
Sanki gönül bağındayım
Bir Yemen Türküsüdür dökülür dudaklardan
Cezayir güzel vatan geçilir sokaklardan
Damla damla yağan kar avuç avuç toplanır
Sivas Hançeri gibi gelir bağra saplanır.
Deme sakın neden niçin
Yazdıklarım senin için
Geçin artık bizden geçin,
Yazdıklarım senin için!
Dağda aslan uyurgezer
Öylesine güzel gözlerin var ki,
Sana bakmalara doyamıyorum.
Konuşurken tatlı sözlerin var ki,
Sesini kesmeye kıyamıyorum.
Sanki yay çiziyor kalem kaşların
Hasret kaldım saçlarının teline
Kurban olam konuştuğun diline
Herkes hayran o incecik beline,
Burcu burcu kokuşunu özledim.
Sorarlarsa sebebini söyleme




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!