Oku baban gibi, VİRGÜL, sen de eşek ol, bahtına
Zengin cühela gözlüyor yolunu yıllardan beri
Vuracaklar mezuniyet ödülü diye sırtına
Babandan miras sermayen olan emektar semeri
En son kum saatime çölden kum eliyorken
Çöktü zaman mefhumum, bana saati sorma
Seni çeyrek geçip de kendime geliyorken
İlişme aksın zaman, bir vakte alarm kurma !
Kat kat nasır tutmuşken yüreğim sensizlikten
En kulak tırmalayıcı konuşmadır sessizlik
Sözlere indirgenemeyecek kadar
Yüksek perdeden
Seslere sığamayacak frekansta
Bir haykırış
Hiç mi cız etmez için ben yanarken aşkınla
Senin tek bir nefesin söndürür ateşimi
Keskin hasret kılıcı buluşsun artık kınla
Ses ver, hiçlik yankısı bıraksın şu peşimi
Ses ver, sinsi sırtlanlar kemirmesin leşimi
Milim terfi ettirmez ki beni gelen hiçbir övgü
Yaptıklarımın amacı taltif değil, kendi zevkim
Milim aşağı itemez edilecek binbir sövgü
Tüm dünya görmezden gelse, bir lahza kırılmaz şevkim
Yasaktı bakmam sana sınav süresince
Bir dakika, bir saniye, bir an
Tek soru sendin çünkü
Öylece sessiz karşımda duran
Hayat Bilgisi bütünleme sınav kağıdında
Ve sadece boş kağıda verilecekti
Herkes bir rol oynuyor, kimi ağayı, beyi
Ne istese önünde kolunu kaldırmadan
Kiminin göreviyse süpürmek bu sahneyi
Küçümser bakışlara, laflara aldırmadan
Sahtekarı, katili, cinsî sapığı, keşi...
Es kaza buluşmuşsa gözlerimiz
Kaçırıp dur emi hep apar topar
Tesadüf yanyana düşse yerimiz
Oturma, mazallah kıyamet kopar
Aman haaa, bilmeden değme koluma
Nasılsın dersen
Yaşıyoruz işte be dostum
Nefes alıyoruz da denebilir
Hatta soluyoruz
Burnumuzdan...
Buğulu cam ardında bir hayale visali
Göç yurdu bilip uçtu, sandı, erdi erecek
Her seferinde çarptı yüreğim kuş misali
Kolu kanadı kırık, ha can verdi verecek...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!