Geçip giden zaman geriye kalan
Sızlıyor anılar hüzünlü yalan
Eski bir fotoğraf donmuş suretler
Gönül mahzeninde yitik hasretler
Yâr diye sîneme sardığım güzel,
Sen benim başıma taç olur musun?
Hasret rüzgarına olmuşum gazel,
Sevda toprağıma göç olur musun?
Gölgeler doğuya uzayınca gel.
Gönülden çağırdım çok değil ama
Gelirsen baş tacı az'a gel buyur
Döşeğim eskidi minder kırk yama
Gelirsen baş tacı bez'e gel buyur
Dosta varmak için hızlanmıyorsan
Gönül hanesini bir kez yık hele,
Yerine saraylar al'da göreyim.
Aşk-ı dergâhımdan haydi çık hele,
Arafta ebedi kal'da göreyim.
Sorgusuz sualsiz Hakka tabî ol,
Bir taş attım Ceyhan suyu bulandı
Halka halka geldi dertler ulandı
Ulandı da can özümde dolandı
Gönül mecrâından sel geldi geçti.
Gönlüme gam keder hüzün ne varsa
Geldi her nefeste bürüdü gitti
Bu beden ruhuma dünyalık kârsa
Gel zaman git zaman çürüdü gitti.
Ölümü unutup yaşayan kulum
Hele sen tut bakalım birazcık ucundan farzın,
Sonra bak; Nasıl yanıyor nur kandilleri arzın...
Kemal Bölükbaşı/Kahramanmaraş.
Derin Devlet diyerek balyozları indirdin
Ergenekon ruhları kumpaslarla sindirdin
Ardından gelenleri; alâmete bindirdin
Allah'ın izni ile çıktı foyan meydana...
11.08.2016/Kahramanmaraş
Gamzesi sineme ok olan güzel
Benim şu gadamı al garip garip
Bir görünüp birden yok olan güzel
Ruhumu derdine sal garip garip
Aşkına müptela ruhum genç olur
Firavun Soyları
Nemrudun cinsinden Firavun dölü
Yaktı yağmaladı dağları çölü
Akıttı nesline petrolü gölü
Uyuyun durmadan çalışmayın siz




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!