Şairin Hayatı İle İlgili Bir Bilgi Girilmemiş
Eserleri
İLAÇ
bazen konuşmaktır ilaç; bazen bir hap yutmak:
kırk bin türlü hali olan dünyanın kırk bin türlü derdi vardır.
dertlenipte ağlamamal,
kırk bin türlü derdin kırk bin türlü dermanı vardır.
sevdiğine orucu bozamamaksa derdin;
ne ilaç çözer sorununu nede vitamin.
tutarsa yarin elinden bil ki çözülür derdin;
hayattır adı dünyada verilen dersin;
orucunu düşünüp üzülme; çayı şekerli de içersin.
bazen bir kadını seversin; bazen bir çocuğu öpersin;
bazen kendine gülersin; bazen sevdiğini düşlersin;
dikkatli ol yoksa düşersin; düşersen yeri öpersin:
bir tuvale sığacaksa dersin; oturup bir resim çizersin;
en çok yarini seversin; uzaksa kendini bile özlersin;
elinle toprağı eşersin; bu yaz bütün dünya yeşersin;
akşam gibi üstümü örtersin;illa doktorum mu seni önersin.
aşkımız göğe yükselsin; bil ki sende özlersin:
untamayıp yolumu gözlersin,bu kalbi bir sen çözersin;
arada sen de müzik dinlersin; söyle bakalım en çok kimi dinlemeyi seversin;
kalbini sevginle beslersin; yarim sen dünyaya bedelsin;
arada rüzgar gibi esersin; kalbim sevginle yeşersin.
belki bir durakta beklersin; bir akşam aklımdan geçersin;
düşlerim ellerinde yeşersin; bence sen hepsinden şekersin:
bazen dert bazen kedersin; yinede her şeyden güzelsin;
tanısan sende seversin;ayrılsak beni özlersin;
gözlerimden bile öpersin; bildiğim her şeyden güzelsin;
sev ki gönlün yücelsin;bilirim sevmeye değersin;
belki hislerimi sezersin;sen ki en şaheser esersin;
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!