Kelimelerini idam sehpasına ne çok çıkarmışsın,
Oysa şiir dediğin ipe un sermek değil,
İlmeğin ucundan hayat almaktır kimi zaman.
Sen hecelerin şahdamarını sıkarken,
Mürekkepte boğulan kağıttan haberin yok.
Bir satır çekmişsin yazının tam ortasına,
Ama o satırla kelimeleri hizaya mı dizdin,
Yoksa kanata kanata ikiye mi böldün belli değil...
Hüznü öyle bir yüklemişsin ki harflerin sırtına,
Kağıt tutuşmamış, sadece gözyaşıyla nemlenmiş biraz.
Bırak, herkesin o bilindik mevsimi eşikte kalsın,
Her vedanın vebalini sararan yapraklara yüklemek niye?
Gel sen bu defa güzden değil, doğrudan yüreğin kabuk bağlamamış yerinden başla yazmaya.
Sözlerin kağıdı deşip kanatmasın artık,
Bırak da okuyan, kendi boşluğuna kanat taksın.
Biraz ağır, biraz is kokulu bu lügat...
Masalları ait olduğu o tozlu rafta bırak,
Kendi gerçeğinin ayazına uyan.
Şiir dediğin yarayı kağıda "harf"lemek değil,
O kelimelerden soyunup, derin bir iç çekişle "hafif"lemektir aslında...
Kayıt Tarihi : 11.10.2026 23:54:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Deneme Şiiri...




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!