O kadar anlamsız ki hayatım
Anlam Aşığı olmama rağmen
O kadar boş ve değersiz
Sanırım bazen
Anlamının ağırlığını taşımakta
Zorlanıyorum
Diğer zamanlarda bile
Onu taşımam mucize
O kadar çaresizim ki aslında
Ama bunu görmemeye çalışıyorum
Bir şeyler seninle
Neden hep mümkün geliyor
Neden mutlu yarınlara inanıyorum
Onu da hiç bilmiyorum
Zamanında haddimi çok bildim
Potansiyellerimi ezdim geçtim
Şimdi ise
Sonsuz bir değer verdiğim
Eşsiz bir Varlığın karşısında
Niye bu kadar hadsizim
Aşk mı bunun nedeni sadece
Değil
Sensizliği düşenmek
O kadar zor ki
İmkansız ...
Delinin tüm masallarına inanıyorum
Seni
İnanılmaz bir tutkuyla
Sevse de somut
Her zaman ki gibi
En gerizekalımız
Ama yanardağımız da o
Sönerse hepimiz söneriz
Yalnız bazen
Öyle gereksiz yere patlıyor ki
Neye niçin patladığını unutuyor
Alev bakanlığımız o olduğu için
Suçu bize de atamıyor
E be adam
O sonsuz sevgin fışkırsın
Hep kraterinden
Haklı haksız öfkeni yut
Haklıyken haksız duruma düşmede
Üstüne yok
Haksızken haksız zaten
Her zaman dümdüz bir adamdı
Hep de öyle kalacak sanırım
Ama hayatında
İlk defa dolambaçlı yolları da
Yürümeye hazırlanıyor
Ufaktan deniyor
Düz ufukta adımları
Birbirine dolanan acemi
Deli
Varlığımızın yüksek benliği
Hayatımız boyunca niye kayıptı
Ya da gizli odasında...
Çok garip bir kişi O
Ve O
Yürünecek yol da
Bırakmamıştı bize
Şimdi en yolsuz zamanımızda
Geleceğin yol su elektrik olarak
Bize döneceğini söylüyor
Geçmişin sabotajcısına
Somutun güveni sıfır
Delinin ise somuta saygısı yok
İkisi çoğu zaman kanlı bıçaklı
Ama yanardağın enerjisine
Hepimizin ihtiyacı var
İçimizdeki deli
Öyle bir satranç ustası ki
Somutu aslında
Bir çok yanlış işten korur
Eskisi gibi sadece izlemese de
Bilerek bizi sabote etmese de artık
Somutun yine de
Acemi hatalar yapmasına izin veriyor
Komple kaosa sürüklensek bile
Ve Don Kişot olduk bu sıralar
Ama yel değirmenleri ile
Savaşsak iyi
Kendi rüzgarımızla savaşıyoruz
Çoğu zaman...
Kel değirmenleri ile
Hayatta mutlu olması
Güvenlik kurulu kararımız olan
Anayasamızın
Birinci maddesi dediğimiz
Güzeller Güzeline
Somutun çıkışlarını durduramıyoruz bazen
Onu mutlu edebilecek
Neyimiz var
Böyle bir misyonu kim verdi bize
O'nun böyle bir talebi var mı
Bilmesek de
Tam tersine
Bazen kendi rüzgarımızla savaşa
Niye onu da katmaya çalışıyoruz
Orası yine muamma
Oysa varsa bile
Onun hatalarının da
Başımızın tacı olması lazım
Kırmızı çizgilerde ise
Sadece durmamız
O'na saldırmamamız
Ama somutun
Aşkı o kadar harlı ki
Kainatı kıpkırmızı görüyor
Ve bir boğa gibi
Agresifleşebiliyor belki
Ama hayatında ilk defa
Elinden geldiğince
Becerebildiği kadar
Diplomatik olmaya da çalışıyor
Bunu sanırım yine de başaramıyoruz
Tek bir benlikte
Somut, ben( soyut) ve deli
İçimizde her gün
Köşe kapmaca oynuyoruz
Susturduğumuz onlarca kişi ise
Nereye gitti bilmiyorum
Kifayetsiz muhterislerin
Giyotine gittiği malum
Ama yine de
Bir karışıklıkta
Araya kaynamaya çalışanlar oluyor
Ahali arasından
Herkesin mutlak bir biçimde
Mutabık olduğu konu
Peri Kızı'nın bizim için
Bir Sonsuzluk Abidesi olduğu
Onu üzdüğümüz her gün
Kahır ateşinde kavruluyor gönül
Bu hayatta cenneti
Neredeyse hiç tatmadığımız için
Cennet Güzelini
Bazen anlamıyor olabiliriz
Onun da içinde
Bir cehennem ateşi var sonuçta
Kendi rüzgarımızla savaşırken
Umarım
Kahırımızdan kahır eklemiyoruzdur O'na
Sevda yeminimiz olan
O Güzel Ruha...
💖🌈❄
13.02.2026 / Adalet Divanı - Mahcubiyet Odası
Kayıt Tarihi : 13.2.2026 03:21:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!