Kaybolmadan Sevmek Şiiri - Mustafa Alp

Mustafa Alp
311

ŞİİR


4

TAKİPÇİ

Kaybolmadan Sevmek

kimlik arayışı, belirsizlik,
tutkulu ama yakıcı bir bağ
ve kalabalıklar içindeki yalnızlık duygusu.

içimde bir şehir var
adı konmamış sokakları olan.
her köşesinde başka bir yüzüm asılı,
hangisi benim bilmiyorum.

aynalara bakıyorum,
yansıma benden bir adım geride kalıyor.
sanki adımı biri ödünç almış,
ben ise harflerimi arıyorum.

kalabalıkların içinden geçiyorum.
sesler omzuma çarpıyor,
gülüşler kulağımda yankılanıyor,
ama kimse içimdeki boş sandalyeye oturmuyor.
bir yerim hep eksik,
bir yerim hep fazla.

kim olduğumu sormuyorum artık,
kim olmadığımı sayıyorum geceleri.
bir defter tutuyorum içimde,
çiziyorum kendimi, siliyorum,
yeniden başlıyorum.

birine kapılmak istiyorum,
bir bakışın içine yuva yapmak,
bir elin çizgilerinde
kendi kaderimi bulmak istiyorum.
ama ateşten korkan bir pervane gibi
ışığın etrafında dönüp duruyorum.

tutku dediğin şey
hem su hem yangın değil mi?
yakarken serinleten,
serinletirken yakan.
birinin adını içimde büyütmek istiyorum,
ama o isim
benim ismimi bastırır diye korkuyorum.

bir şeye bağlanmak.
belki bir şehre,
belki bir yola,
belki bir hayale.
kök salmak istiyorum toprağa,
ama toprağın beni içine çekmesinden
ürkek bir çocuk gibi geri duruyorum.

çünkü kaybolmak
bazen bulunmaktan daha kolay.
birinin gözlerinde eriyip
kendini unutmak,
soruların ağırlığını
bir başkasının omzuna bırakmak.
ne kadar cazip,
ne kadar tehlikeli.

ben hem zinciri istiyorum
hem anahtarı.
hem ait olmak
hem kaçmak.

geceleri içimde iki ses konuşuyor.
biri diyor ki,
bırak kendini,
akıntı seni nereye götürürse oraya git.
diğeri fısıldıyor,
tutun,
yoksa suyun içinde adın çözülür.

belirsizlik bir sis gibi,
ne ileri gidebiliyorum
ne geri dönebiliyorum.
her adımım
hem başlangıç
hem yarım kalmış bir vedaya benziyor.

kalabalık bir meydandayım sanki,
herkes bir yere yetişiyor,
herkes birine ait.
ben ise cebimde
kimliğimi arıyorum,
bulduğum her cevap
biraz bana,
biraz başkasına benziyor.

bir sevda düşlüyorum,
öyle güçlü olsun ki
bütün boşluklarımı doldursun.
ama sonra korkuyorum,
ya boşluklarım kaybolursa
ben de kaybolursam?

çünkü ben
sorularımdan ibaretim belki de.
acılarımdan,
tereddütlerimden,
içimdeki çatlaklardan.

birine yaslanmak istiyorum
ama omuzumun ağırlığını
kendim taşımayı da öğrenmek istiyorum.
birinin kalbinde yer bulmak,
ama kendi kalbimi de
terk etmemek.

bazen düşünüyorum.
belki kimlik dediğimiz şey
bir varış noktası değil,
yan yana yürüyebildiğimiz bir yol.
belki kendini kaybetmek
tamamen yok olmak değil,
başka bir biçimde
yeniden doğmaktır.

yine de korkuyorum.
çünkü ateş yakar.
çünkü su boğar.
çünkü insan sevdiğinde
en savunmasız haline döner.

ama içimde bir yer,
inatçı bir kıvılcım gibi,
diyor ki.

yanmayı göze almadan
ışık olamazsın.

belki bir gün
hem kendime
hem bir başkasına
aynı anda ait olmayı öğrenirim.
ne tamamen kaybolarak
ne tamamen kaçarak.

o zamana kadar
kalabalıkların içinden geçeceğim,
yüzler takıp çıkaracağım,
her aşkta biraz yanacak,
her yalnızlıkta biraz büyüyeceğim.

ve bir sabah
aynaya baktığımda
korkmadan söyleyeceğim adımı.

o gün,
ne bağ beni yakacak
ne yalnızlık beni yutacak.

çünkü kendimi
kaybetmeden de
sevebildiğimi anlayacağım...

Mustafa Alp
31/03/2024 04.00

Mustafa Alp
Kayıt Tarihi : 18.2.2026 22:33:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!