Karankancilo
aranıyorum, belamı arıyorum,
kapalı çarşıda depar atıyorum.
sürüyorum 76 model motorumu,
psikedelik rakı çeşmesi içinde,
varıyoruz, dokuz doğuran keşler
ve tabutta krallar.
hayır hayır,
siz kahpeler,
tenisçi, kaçakçı ve falcılar,
siz otobanda ezdiklerim.
müthiş kellelerle dolu etrafımız,
benimde sabah ayazında yürür müsün sevgilim?
yürür müsün benimle savaş çıksa,
akvaryumun dibine kadar?
bugün yemeğimizi,
yeni aldığımız günahsız plağın üstünde yiyelim.
aşkın kırmızı şarabını ıslak bir ağızdan,
birlikte içelim.
siktir edelim yoklamaları, işaretlerini. ayaklarımı kaşıtıyorlar.
ağzını burnunu kıralım,
ayrılığı getiren sümsük zamanın.
sabah şaklaban ve prensesler gibi uyanalım,
cebimizde kuruyup kalan şarap çiçeklerini yıkayalım tuborgla.
unutalım,
şans eseri bulduğumuz kelimeleri,
cümleler suluyalım senle, aşkımızda büyüyen cümleler...
Oğuzhan Şişman
Kayıt Tarihi : 2.06.2026 20:51:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!