Mangalda kül komaz, aşk anılınca
Ferhatça dağ deler yanar mecnunca
Anlarsın boş imiş, konuşturunca
Aşk senin neyine, yüreksiz gafil
Pervaneler korkmaz, yanan ateşten
1920'ler memleket yangın yeri;
Firavundan bozma put demokrasi saçıyor!
Dört yan seyyar mahkeme hepsi cüppeli cani.
Temyizsiz adam asıp, adalet dağıtıyor!
Mütecaviz firavna yeter mi yağlı urgan?
Gamım hüznüm ezelden, takdiridir hüdanın.
İçtiğim kâse kâse kor zehridir cüdanın.
Ya Rab lâhza aman ver, tattım nârı yaşarken.
Lain kalbe dadandı, nerededir imdadın?
Derdimendim kaç zaman, duyulmaz ahüzarım.
Seslen şu ruhuna vur şu kalbine
Yakışır mı seher vakti uyumak
Açılsın gözlerin ses ver gönlüne
Atsın ağırlığı İşitsin kulak
Sen sadece uyan uzan toprağa
Bir elem ki batıyor ruhuma ince ince
Heves mi verir dünya Hakk gönle işleyince
Nefse köle ise kul diri midir ölü mü?
Gönüle Hakk girmeden nasıl gözler ölümü?
Ebed, ebed diyerek gözyaşı döker ruhum
Bilirim zordur ermek senin yüce rızana
Lakin bu yük gayrı çok ağır geliyor cana
Le yükellifullahi nefsen illa vüs a he
Öyleyse benden ağır omzumdaki yük de ne
Gökyüzünü bürümüş nurani yeşil,
Deniz ile bir olmuş bize geliyor..
Ana memesinden ki akan süt yeşil
Onu emen korkusuz nesil geliyor...
Kapkara şu sehaib kaçıyor bir bir,
Ey Oğul Yusuf musun hasret yüklüsün
Ağyara mı yağarsın rahmet yüklüsün
Gömleğin mi gül tüten cennet yüklüsün
Yakup imtihanına gark ettin beni
İsmailce şirinsin şifasın gönle
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!