Kardır yağan üstümüze geceden,
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden,
Ormanın uğultusuyla birlikte
Ve dörtnala dümdüz bir mavilikte
Kar yağıyor üstümüze, inceden.
Sesin nerde kaldı, her günkü sesin,
Sensizdim kendime bir iş aradım,
Baştan savıp asabımı bozdular.
Hatırşinas dostlarıma uğradım,
Sağolsunlar müdür beye yazdılar.
Müdür bey gerçekten yufka yürekmiş,
Devamını Oku
Baştan savıp asabımı bozdular.
Hatırşinas dostlarıma uğradım,
Sağolsunlar müdür beye yazdılar.
Müdür bey gerçekten yufka yürekmiş,




Buğulandıkça yüzü her aynanın
Beyaz dokusunda bu saf rüyanın
Göğe uzanır - tek, tenha - bir kamış
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın.
Her aynadan şair netyi kasdediyor?
Aynanın rüyası olur mu?
Kamışlar genelde su kenarlarıunda ve tek olmaz çok ve sık olurlar tek ve tenhadan ve kamıştan muradı nedir?
kamışın dünyanın büyük yanlızlığını unutmak için kamış neden göğe yükseliyor?Meneviş hanım açıklarsa sevinirim.
Bazı hocalar vardır telebe bilmediği bir şey sorarsa bilmiyorum diyemez gayet açık bunda anlamayacak ne var der geçer .Meneviş hanımı tenzih ederim.
ayrica, biz anneler her gün anneyiz.
evet biliyorum bunun bir hikayesi vs.si var ama ben bir anne olarak sadece bugün yazilan, cizilen onca mesaji, ve hediye diye alinan tencere tabagi şu yukaridaki şiirden yagan kardan da SOğUK buluyorum. kişisel gorüşüm. :)
Dranas hocanın bu güme giden güzel şiiri eşliğinde,anneme ve tüm annelere armağan olsun...
yorumcu arkadaslardan birisi alistigi yorumcular yorumlamayinca anlayamiyor belli.
öncelikle kar, 'buram buram' yagmis, niye lapa lapa, efil efil degil de buram buram diye soran cihat beye, evet ben de bu buram buram kelimesi yerine lapa lapa kelimesine tercih ederdim ama sair böyle yazmis. böyle yazmis olmasi da yanlis degil.
buram buram, etkili bir bicimde yayilarak anlaminda kullanilmis.
siirin satir satir aciklanmasi gerekmeyecek kadar acik oldugunu belirterek, Anadolu köylerinde kiş yaşayan herkesin mazisinde KAR yaginca, ulasilamayan köyler, kaybolan okul cocuklari, hastalik... gelir. karla birlikte koskoca ANADOLUNUN sesi duyulmaz olur.
bütün bu olumsuzliklara ragmen,
her kar yagisinda icimdeki tarifsiz sevinci bilmeyene nasil anlatayim...
şair, şiirinden 2 metre kar döktü üstüme. tepemize kadar islandiklarimiz, isinmak icin okuldaki sobalarin cevresinde olusturdugumuz halkalar, üstümüzden basimizdan 'buram buram' tüten dumanlar...
Erzurum daglari daaaa kar ile boooraaaan... diye bir de uzun havamiz var.
saygilar,
Ya şiirin kabuğuna takılıyoruz,ya da dışına taşıyoruz.İçine girip gördüğünü anlattığını yorumlayana henüz raslayamadım.Benim aklım erseydi içini de(ruhuna da) yorumlardım.:((
Sırf unutmak için, unutmak ey kış!
Büyük yalnızlığını dünyanın
pazar günüme ne kadar uygun bir final..annem duysun bu sözü diyorum..armağanım olsun ona bugünkü kederim....
Oturup şöyle düşünmek gerek: Bir insanın bedenini düşünün ki; o insan düşünebiliyor, o insan ki, yiyebiliyor ve yediklerini çıkarabiliyor. Aynı şey gözle görülmeyen canlılara bile verilmiş. Ve minnacık yapılarıyla yavrularını besleyip, büyütebiliyorlar. Ve karınlarını doyurmak için, biz insanları kemiriyorlar. Ve bizler bunlara mikrop diyoruz. Aslında bizler de birer mikrobuz; Dünyayya ve kainata göre: bizler de yaşamak için, toprağı ve diğer canlıları kemiriyoruz. Bir bakıma her canlı hayatını devam ettirmek için, birilerini kemirmek zorunda bırakılmış. Yalnız, yiyeceklerimiz doyacak kadar olmalı, ısraf olmamalı.Bu da bana gösteriyor ki, Allah tüm canlıları eşit yaratmış ve hiçbir canlıyı cehennemle veya cennetle ödüllendirmemiştir. Sevgili peygamberimiz, insanlar birbirini yemesinler diye kurallar getirmiştir. Diye inanıyorum.Elbetteki bu benim görüşüm. Hiç kimseyi etkilemek istemem.
Hayvanlar, karnı doyana kadar öldürürler, Afrikalılar ve Kıılderililer karnını doyuracak kadar avlanırlar. Lakin, beyazlar veya bizler hayvanların kökünü kazıyacak kadar öldürürüz; mutlaka bizi dizginleyecek kuralların konması gerekiyordu. Aynı zamanda kız çocuklarımızı öldürüyorduk; Ya bir biçimde insan oğluna dur denmesi gerekiyordu; bunu da sevgili peygamerimiz yaptı. Derim ben. Başka türlü düşünenlerin inançların da karışmam.
Sevgili Cihat'ın görüşlerine de saygım vardır.
aynen size katılıyorum Hasan abi..
hiçbirşey yokdan var olmaz,vardan da yok olmaz..sezgisel zekamızla bile Yaratıcının varlığını biliyoruz..ruhların varlığı da sabit ve kanıtlanmış durumda..bende fotoğrafı bile var..
dinler teferruat..
işte sırf bu yüzden burada hergün şiir yorumu adı altında din söyleyişileri yapılmasının tuhaflığı çıkıyor ortaya..
bilmediğiniz bir yol kadar size eşlik eder şiir… tavrınızın veya kazançlarınız onun ilgisinden uzak…teferruatlı aşkların küçük bir af özeti… elindeki şairlerdir en çok …uğradığı mahallelerde yaşı geçmiş her kadının ezbere bildiği…yakışıklı bir destan albümüne sahip…sinema günlerini özler…Dranas…konuşan şiirler aslında sizin çeyiz sandıklarınız kadar sahiplidir sahibine…onun gözü gazetenin arka sayfasında ki katledilmiş günün çocuklarına ait bir sıcaklık içindir….
…kar ın kendi hevesine ait bir ihtimal zinciri kafiyesiz şiirlere anlık durak olacaktır belki…ama serbest ıtır kendi has bahçesinden kimleri kovdu ki inanalım şiirlerinize…hayatınız veya nerde doğduğunuz…şiirin hafızasında iken…pek lüzumlu olmasa söyler miydik
…cumhuriyet dönemi şairlerinden olmak belki de üzerinize haddinden fazla bir yük gibidir…oysa geçmiş her halükarda açarken odalarını şaşkın beklersiniz bir kaç aşk kırıntısı bir nimet gibi beklerken sizi…ne sözün ne de şiirin şairleri…ödeyecektir tekmil borçlarını…o nedenle…şiir…hevesinize garip bir hoşaf tadı ekmeli ki…yazalım yazabildiğimizce …
…bu şiirde görüldüğü üzre karamsarlık… tam ve yarım kafiyeleri nasıl sevmiş…devrik mısralar nasıl yolunu tarif etmiş şaire…ve melankoli…nasıl şiirin içinde hareket ediyor keyfince…ve şiirin sesi kendi beyazlığına ait bir kar çağırıyor…inandığı ölçülere ait bulutlardan…sevgilerimle
Bu şiir ile ilgili 75 tane yorum bulunmakta