İçerek
O sarhoş rüzgarlar ın elini tutmaya çalışma
Birde hazırlıklı ol misafirsin
Yaşam denen bu mucizeyi
Fırtınalar gibi yaşa ama çok da alışma
Sus ve dinle sadece
Ay yüzlü çocukların ninnilerini
Birde kötüyü süpüren
Aynalı süpürgelerin hışırtısını duymalısın
Ürkmeden korkmadan
Gözlerinin bebeğine bakmalısın hayatın
Ve yaşamak kirpiklerin gibi
Her kapandığında tekrar tekrar açılmalı
Öylesine gülmelisin ki kahkahalarla
Bir ömür
Gülüşün evrene sevgi diye saçılmalı
Bilmelisin
Eşkıyalar gibi
Kapıyı çalmadan gelecek ölüm
Gözünde büyüyen ulaşılmaz zirveler
Seni kahreden zırvalar bitecek
Ne yaşadığın sokağın adını hatırlayacaksın
Nede sevdiğin son kadını
İşte o an yanacaksın ruhunla ağlayacaksın
Bir toprak kokusu yavaşça sana esecek
Yüzün birden mermere taşa kesecek
Yanaklarında açan çiçeklere dolu vuracak
Solacak
Musallada seni görecek dostların
Sana kızanlar ın bile göz çukurları
Yaşla dolacak
Sonbahar
Baharını gerilerde bırakacak
Akacak
Yağmur taneleri gibi geldik dünyaya
Filiz olduk diken olduk
Dolduk yüreklere diyen o ruh
Çok uzaklardan
Yoksa az mı yaşadın dercesine
Melül melül bakacak
Öyleyse insan kardeşim
Bu sözüm sana
Gör bak dediğimi tuttukça
Tuttukça büyüyeceksin
Kötüleri bile tanrı yarattı onları da sev
Hatta
Sevmeliyim diyeceksin
Çatma mağrur kaşını
Şanssızda gelsen dünyaya
Bir çocuğun bile karşısında sevgiyle eğil
Her şeye rağmen
Sakın demeyesin
Yaşamak bu değil…
Gürsel CengizKayıt Tarihi : 30.1.2010 07:56:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!