Yalnız bir şövale ağırlaştırıyor kendini…
Kangrenli üreticilik sanki karşımdaki…
Kendini, inancında tüketen…
Renkleri en yorgun yerinden kurgulayan ‘im’…
Sonuna yaklaşmanın bilinciyle ağırlaşan adım sesleri…
Boş koridorlarda çoğalan yankılar…
Oysa bir süre…’ki hala sürmekte’…her ayak sesini senin zannettim…
Öyle sevdalar vardır, biter baslar;
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten
Devamını Oku
Buruk tatlar vardır, ağızda şurup giden;
Bir aşka vuran güneş kolayca batmıyor.
Yanıyor bin kollu şamdanı, tutuşuyor
Ufkunuzda camları göksel konağının
Ve bir yaz aksamı buhurdan gibi tüten




Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta