Vakit daralır, mülk sahibi çekilir kendi kabuğuna,
Sükût, bir veli hırkası gibi düşer şehrin omuzlarına.
Bir ses yankılanır arşın en kuytu burcunda;
"Gel" der, "Kendi kıyından geç de gel..."
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




Evliya nefesidir bu; rüzgarla gelmez,
Toprağın altındaki sese, göğün kapısı kapalı kalmaz...
sevgili emmi, ne diyelim... takip ettiğimiz kadar varsınız... ilminize bereket... ilm-i ledündür bu hiç şüphe yok... allah sizden razı olsun...
Bu şiir ile ilgili 1 tane yorum bulunmakta