Kandil uyanınca... Şiiri - Hasan Belek 2

Hasan Belek 2
541

ŞİİR


14

TAKİPÇİ

Kandil uyanınca...


​Vakit daralır, mülk sahibi çekilir kendi kabuğuna,
Sükût, bir veli hırkası gibi düşer şehrin omuzlarına.

Bir ses yankılanır arşın en kuytu burcunda;
"Gel" der, "Kendi kıyından geç de gel..."

​Ne taç kalır başta, ne de sırtın kambur yükü,
Aşk denilen o derya, yıkar geçer bütün bendi, bükü.

Evliya nefesidir bu; rüzgarla gelmez,
Toprağın altındaki sese, göğün kapısı kapalı kalmaz.

Onlar ki; parmak uçlarıyla dokunur zamana,
Avuçlarında bir parça nur, sığmazlar hiçbir mekana.

​Gözleri kapalıdır ama kâinatı seyrederler,
Bir "Hû" çekişte bin yıllık karanlığı delerler.

Ne nefis kalır ortada, ne de 'ben' diyen o sızı,
Bir seccade boyu kadardır yeryüzünün tek kırıntısı.

Ekmekleri sabır, suları ise bir yudum gözyaşı,
Ererler de bilmezler, toprağa basan o yorgun başı.

​Bakınca taşa, cevheri gören gözdür veli,
Kırık bir kalbi onaran, o sessiz, o gizli eldir veli.

Dünya bir handır, geçerler içinden usulca,
Ardında bir koku bırakırlar; gül değil, nurdur bolluğunca.

​Şimdi dur ve dinle o deruni sükûtu;
Ruhun, gökyüzüne açılan en tenha hududu.

Sen sustuğunda başlar o asıl büyük kelâm,
Bin yıllık bir secdeden, bütün âleme bir selâm...

Hasan Belek
Akçay


Hasan Belek 2
Kayıt Tarihi : 3.3.2026 23:54:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Tuna Kafkas
    Tuna Kafkas

    Evliya nefesidir bu; rüzgarla gelmez,
    Toprağın altındaki sese, göğün kapısı kapalı kalmaz...

    sevgili emmi, ne diyelim... takip ettiğimiz kadar varsınız... ilminize bereket... ilm-i ledündür bu hiç şüphe yok... allah sizden razı olsun...

    Cevap Yaz

TÜM YORUMLAR (1)