Söyle o çılgın, o kanatlı sevda şarkısını,
Aç göğsün bembeyaz yelkenini gençlik rüzgarına!
Bak, sarhoş nehirler kusuyor gecenin safra kusmuğunu,
Ve şafak, bir bakire gibi tırmanıyor kızıl kayalıklara.
Ama sorarım sana, çamurunda çürüyen kalabalık:
Neden her yüz maske, neden her göz kuyu?
Bu yeryüzü panayırı böylesine vahşi ve güzelken,
Neden uyanmaz insan, kim içirdi bize uykuyu?
Oysa biz, o deli fişek dallarla kardeşiz,
Bulutların mor hırkasını çaldık gökyüzünden!
Aynı amansız, aynı yırtıcı mavilikte vaftiz edildik,
Yıldızların sütünü emdik, geçtik o sonsuz özünden.
Söyle, nasıl boyun eğer insan toprağın karanlığına?
Nasıl susar bu ten, bu nabız, bu çıldırtan neşe?
Yaşamak, bir nehir gibi bendini yıkıp akıyorken,
Nasıl teslim olur insan, o soğuk ve mutlak ateşe?
Kayıt Tarihi : 7.06.2026 17:08:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!