Kanda Açan Gül Şiiri - Ali Sinkay

Ali Sinkay
284

ŞİİR


3

TAKİPÇİ

Kanda Açan Gül

Ay, gümüş bir hançer gibi saplandı gecenin böğrüne
Karanlık sızıyor binaların çatlaklarından, her yere.
Göğsümde vuran o vahşi gül, kendi dikeninde intihar ediyor
Vakit daralıyor sevgilim, şehir bizi yavaşça çiğniyor.

Seni sevmek; bir uçurumu öpmek gibi, nefes nefese!
Tuzlu bir ekmekte dökülen dişlerim, toprağın çığlığına karışıyor.
Duyuyor musun?
Kökler uykusunda kıvranıyor, yer altı adını sayıklıyor.
Bu aşk, Turgut Uyar’ın hiç gitmediği o meçhul durak!

Ne senin kıyındayım artık, ne kendi denizimde!
Bu aşk; dilsiz bir cellat gibi bekliyor dehlizlerde.
Kanımda uğuldayan o zehirli, o yeşil nehir…
Adını her andığımda, koca bir şehri zehirler!
Ahhhhhhh… İnfazdır bu aşk!

Bak, parmak uçlarımda biriken şu sızı; zamanın külleri.
Neruda’nın o büyük yalanına sığınıyorum yine:
“Seni sevmekten başka ne gelir elden?”
Yandı bütün limanlar, gemiler kendi gölgesine gömüldü.
Sadece senin gözlerin…
O karanlık, o kadim, o dipsiz kuyu kaldı.

Rilke haklıydı…
Güzellik, korkunç olanın sadece başlangıcıdır.
Ve ben o başlangıçta, kendimi sende kaybettim.

Ne senin kıyındayım artık, ne kendi denizimde!
Bu aşk; dilsiz bir cellat gibi bekliyor dehlizlerde.
Beni artık kapılarda bekleme…
Ben çoktan, senin içinde kaybolan o yabancıyım!

Ben çoktan…
Sen oldum.

Ali Sinkay
Kayıt Tarihi : 4.1.2026 09:22:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!