Boyacı bir vatandaş.
Delalet ile mihmân olup masiva'dan umduk nasip
Urup başımı daş'dan daşa ; Rahman Allah der aglarum
Seccadenin seyrangâh'ında fakir
Lâ mekan garib olur ; derman Allah der ağlarum
Şu arayıp duran kâfir'e bakın
Çeksin hak etdiği ızdırabını
Dokunmayın Allah aşkına
İlişmeyin sakın
Ne diye verildi sana mukaddes emanet
Gün yeni ay mış bükre vakti idi
Bir hüma kuşu gördüm
Musiki'i ilahi söylüyordu
Sanki durmuştu zaman
Ve gayb olmuşdu mekan
Zikir halindeki cümle âlem dinlemede
Sensiz bağda özge , özge goncalar açmış
Evvel'î bahar magripden tee meşrık'a ulaşmış
Leylak ile sümbüller aheng ile kucaklaşmış
Banane...
Sen kokmayan gülü bağımda istemem.
Kabuğumuza taş diyene selam olsun
Lakin özündeki incideyim
Sinesine ok yâresi almış varmola
Şöyle garip bencileyin.
Gezdik anadoluyu hatm eyledik
Kaç asır , kaç nesle hizmet etti kim bilir
Âhir zamanda imame gibi duran saat kulesi
Evveli baharın beyaz ve pembeye boyadığı
Bir erik dalı altındaki' tabure ' ve üzerinde ben
Çorumda sabahın gelişini gözlüyorum.......
Cemalin ile dâr-us safaya evvel bahar gelir
Nasip dar olamayanın çeşmü
Kurur yaşı , kan gelir.
Hâli pûr melal olur , hicran gelir
İkaz'ı Rahman eyledi Hayy-ı Subhan
Efendi
Diyorsunki bana buyur gel içeri
Ne var içeride , burası kimin yeri
El cevap
Bî nasipler için handır burası
Senin menzilin hayli ileri
Bi ela ki başa bela
Sanırsın yer ela , sanırsın gök ela
Yeşil ve mavi ; her ne var alemde
Hepsi elaya müptela
Sanki gice,sanki okyanuslardaki batın karanlığı
Âlî zişân ın zatından bî nasîb olmayalım diye
Sehab-i lûtf ile herc'û merc olmuş arş'u âlemi
Mihman yurdunda benî Adem'e cezzab'i sürur eylemiş.
Hele bir zûlal'i cûr-a sından tad'da seyr eyle ummanı.
Şerha , şerha asûmanın sinesinde afitâb'ı nûr




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!