Sarı saçları permalı
Kalem kaşları boyalı,
Elma gibi yanakları,
Hayranım men kurbanım men.
Oturmuş kahve içiyor.
Bu akşam sensiz ligin yerine içtim.
Bu akşam gözlerinin rengine içtim.
Bu akşam tek edip gidişine içtim.
Bu akşam hasret ateşine içtim.
Sigarasız geçen gecemin
Son karanlıkları şafakta.
Şehir yeniden aydınlanıyor.
Uyumak zor sensiz yatakta
Hani gidişin mermi gibiydi
Bir gül goncasıydın bastım bağrıma
Aşkınla sevdalandım yandım narına,
Bırakıp gitmen gitmedi ağrıma
Söylediğin sözler beni öldüren
Bir yanda fırat gibi çağlayan aşkım
Yine bahar gelecek,
Güller çiçeklenecek,
Kadrini kim bilecek
Bir demet gülümsün sen.
Sevdiğim sümbülümsün sen.
Suskundu geceler yalnızlık kokarken
Gelme ihtimalin aklımdan çıkarken
Uzak bir yıldızdın gözümde Parıldayan
Dağ dağa kavuşmaz,bia kavuşuruz inan
Avurut gönlümü elimdeki bu resmin
Cesaretim yok ayrılığı anlatmaya
Vurgun yediğim günden beri
Gündüzlerim karanlık
Gecelerim Zindan yeri
Sol yanım Tutmuyor
Tez gelesin diye attım suyunu
Gitmeden özledim fidan boyunu
El alem bilmez senin huyunu
Gittiğin ellerde kalma sen kuzum
Fotoğrafını çekip duvara astım
Hiç böylesine düşünmemiştim seni,
Hep yanımda olduğundan mı bilmem
Seni katmıştım ömrümün her zerresine,
Zaman seninleyken aklıma gelmeyen şey,
Yaşamsa sende bulduğum huzurdu,
Tüm hayallerimde sen vardın
Dağlara taşlara saldım gönlümü
Yitirmişim açmadan ben gülümü
Göze aldım şimdi bende ölümü
Sensiz bu dünyada artık yaşanmaz
Sensiz bu âlemde artık yaşanmaz.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!