Şairler,kendi kuytularında evrenin kirlerini sorgulayan,bunlardan şikayetler içinde sızlanmadan müteşekkil ve evrenin arınmasını uman ve bekleyen kimlikler değildir.Yaşamda en etkin biçimde bunu gerçekleştirmeye çalışırken bir yandan da umudu,sevdayı,doğruyu,haklıyı yani yarına taşınacak güzelliklerin tümünü söze döken insanlardır...Onları okuyup onlardan etkilenmemiz ve onları yüreğimizin en seçkin yerlerinde tutmamız,onlarda kendimizden bir şey bulmamızdan değildir yalnızca,bir sevda nöbetinde sol cebinizde taşıdığınız bir şiirin bir dizesinden su isteyebilirsiniz çünkü...O şiirler size öylesine yakındır...Bu nedenle,yılgınlığı değil umudu kucaklayan sözcüklerle şair yazacak kale düşecek.
Beni bu eylül öldürecek
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.
Devamını Oku
Bir aşk kadar zehirli,bir orospu kadar güzel.
Zina yatakları kadar akıcı,terkedilişler kadar hüzünlü.
Sabah serinlikleri; yeni bir aşkın haberlerini getiren
eski yunan ilahelerinin bağbozumu rengi solukları kadar ürpertici.
Öğlen güneşleri; üzüm salkımları kadar sıcak.




Şükranlarımı sunarım Mukadder Hanım,yürekten kutlarım bu çalışmanızı.
'Bir sevda nöbetinde sol cebinizde taşıdığınız bir şiirin bir dizesinden su isteyebilirsiniz çünkü.'
Şiiri algılamak,yaşamı algılamaktır;şiiri yaşamak,yaşamı dönüştürmektir güzele ve iyiye doğru,diye düşünüyorum.Candan kutluyorum Mukadder Hanım.Saygılarımla...
Bu şiir ile ilgili 2 tane yorum bulunmakta