Kalbin En Eski Ateşi Şiiri - Onur Göknil

Onur Göknil
80

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Kalbin En Eski Ateşi

Gözleri, göğe açılmış bir kuyu gibi duruyor zaman,
dibe baktıkça daha da derinleşen.
Kim bilir kaç sorunun cevabı
gömülmüş oraya,
belki de soruların kendisi cevaptır,
ve cevapsız kalmak
insanın en eski kaderidir.

Bir sokak lambası,
ıslak kaldırımlara yansıyan bir anı gibi titriyor,
hatırlamak, bazen yaşamak kadar ağır,
bazen de unutmaktan daha keskin.

Sevgi…
adı söylenince bile ısınan bir damar var kalpte,
ve hiçbir kış
orada tutunacak kadar soğuk değil.
Yine de,
sevmek bazen kendini yavaş yavaş eriten bir mum,
bazen rüzgârın hiç sönmeyen inadıdır.

Zaman, hep ileri yürüyen ama geriye bakan bir yolcu,
adımlarının yankısında kaybolan yıllar,
isimler, yüzler, dokunuşlar…
Ne kadar çok şey geçiyor içimizden
ve ne kadar azı kalıyor.

Bilir misin,
yaşamak çoğu zaman suyun altında nefes almaya çalışmak gibi;
nefes yetmiyor,
ama boğulmak da istemiyor insan.
Arada, tam o arada,
bir damla sevgi düşüyor içine,
ve dünya bir anlığına hafifliyor.

Kimse bilmez,
bütün savaşların, bütün yaraların,
bütün bitmeyen suskunlukların ardında
tek bir kelime bekler insan:
“Kal.”

Ama kalmak da gitmek kadar zordur.
Bazen bir elin sıcaklığı,
bütün fırtınaları dindirebilir;
bazen de sessizlik,
binlerce çığlıktan daha gürültülüdür.

Gökyüzü şimdi ağır,
bulutlar kendi yükünü taşıyamıyor.
Belki yağmur
cevap veremediğimiz bütün soruların gözyaşıdır,
belki de cevap,
suskun kalmayı öğrenmektir.

Ve yine de…
bütün eksiklere, bütün yarılara,
bütün yorgunluğa rağmen,
sevgi hâlâ en büyük mucizedir,
çünkü sevildiğini bilen bir kalp
hiçbir karanlığa tam teslim olmaz.

Bazen kelimeler,
dilinde duramayan yaralı kuşlardır,
uçmak ister ama
kanatları yağmura bulanır.
Bir insanı anlamak,
onun suskunluğunu ezberlemekten geçer
ve suskunluk,
en çok sevgide yankılanır.

Şehir,
göğsünde paslı bir saat taşıyor,
tüm akrepler ve yelkovanlar
aynı anda durmuş gibi.
Zaman orada kırılmış bir bardak,
dökülen suyu toplamak imkânsız.
Her an, biraz daha eksiliyor içimiz,
fark etmeden.

Gözler,
bazen bir insanın son evi olur;
orada oturur anılar,
kapıdan içeri yağmur sızar,
yine de çıkmak istemezsin.
Çünkü sevmek,
bazen sadece orada kalmaktır,
başka hiçbir şey yapmadan.

Ama biliyorsun,
gitmek de vardır her sevginin içinde,
bir gün sessizce hazırlanır,
valizini gözlerden saklar.
Ve kimse fark etmez
ta ki kapı sessizce kapanana kadar.

Yine de,
hiç kimseyi tam anlamıyla kaybetmeyiz;
çünkü bazı insanlar
göğsümüzde bir boşluk olarak kalır,
ve o boşluk,
onların varlığından daha yüksek sesle konuşur.

Belki de hayat dediğimiz şey,
kendi içinde kıvranan bir hikâye,
hiçbir zaman tam okunamayan,
ama hep yarım bırakılmayan.
Ve bütün cümlelerin içinde
tek bir kelime arar insan:
“Sev.”

Bir yer var,
gözle görülmeyen,
ama her insanın içinde gürül gürül akan —
orada doğuyor bütün sorular.
Neden geldik,
nereye gidiyoruz,
ve arada kaldığımız bu dar koridorda
hangi ışığa inanacağız?

Yollar bazen göğe çıkar,
ama çoğu kez yere döner.
Gökyüzü,
insana ait olmayan tek ev gibi durur,
o yüzden uzun uzun bakılır.

Sevgi,
yeryüzünde hiçbir şeye benzemeyen bir ateş;
yakmaz,
ama üşümemeyi öğretir.
Ve anlaşılıyor ki,
bütün açlıkların kökünde
bir parça sevilme isteği var.

Saatler,
bilekte duran kırık bir kelepçe gibi.
Her tik tak,
bir adım daha götürüyor bilinmeyene.
Ve insan,
her seferinde biraz daha unutuyor
nereden geldiğini.

Bazen yağmur,
bir şehrin bütün caddelerini temizleyebilir
ama kalbin içini asla.
Çünkü kalpte birikenler,
suya değil, sessizliğe karışır.

Ve sessizlik,
en derin sevgilerin mezarıdır.
Orada çürür,
ama yok olmaz duygular.
Bir gülüşün yankısı bile
yıllar sonra kapını çalabilir.

Belki de hayat,
birine “gitme” demekle
aynı anda “özgürsün” diyebilmek arasındaki
ince çizgidir.
İnsan, sevdiğini bırakmaz;
ama sevdiğini tutmak da
bazen onu yok etmek olur.

Gökyüzünde bir yıldız kayar,
kimse dilek tutmaz,
çünkü bilir ki
mutluluk rastlantıyla gelmez,
sevgiyle büyür.

Ve anlıyorsun…
Dünya,
bütün yorgunluğuna rağmen dönüyorsa,
bu, hâlâ birbirini seven kalplerin
sessizce taşıdığı bir mucizedir.

Onur Göknil
Kayıt Tarihi : 9.8.2025 23:26:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!