Kalanlar Şiiri - Alaeddin Özdenören

Alaeddin Özdenören
12

ŞİİR


72

TAKİPÇİ

Kalanlar

göğsümü yalayan gül alevinden
silinmez izler kalır.

gökte bulutla oynayan çocuk
öksesine yıldız çakan melek kalır.

akşam üstüler ki çöker kıyıya
toplanmış halatlar yığılmış zincirler kalır.

yapraklar dağılırken saçlarından
denize atılmış çelenk kalır.

duvarda gölgeler öyle ıpıssız
hücremde kırılmış ekmek
ve bir kuru ağaç kalır.

uçsuz bir dinleyişle dinle
üstlen çöllerdeki rahmeti
ey gürleyen yalnızlığımız
yolumuzu gözleyen
toprağa girdiğimiz vakit
uğultulu derinlikler kalır.

duy unutuş rüzgârının
açtığı son kapı benim
çekilince kalbimin suları
geriye senden başka ne kalır.

Alaeddin Özdenören
Kayıt Tarihi : 12.6.2011 14:47:00
Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.
  • Onur Bilge
    Onur Bilge

    Sayın Yetkililer,

    Lütfen, sırf huzur bozmak için GÜNÜN ŞİİRİ sayfasına gelen ve herkese hakaret eden bu kişi için de gerekeni yapın artık. Bunun ne ayrıcalığı var? Bu kadar kişi uzaklaştırıldı. Gitsin siyasetini başka yerde yapsın! Herkesin KUTSAL bildiği kavramlara hakareti lütfen artık durdurun.

    Sadece huzursuzluk çıkarmak için geliyor. Bir sürü saçmalık yazıyor.

    Kayıtlarda vardır. Bir şiirime hakaret yazdı, cevap vermedim. Şiiri sildim, hakaret içeren yorumunu silmedi. şiir, aşk, ayrılık ve hasret şiiriydi. Onunla uzaktan yakından alakası olmadığı halde atladı, ayıp ayıp sözler yazdı.

    Lütfen artık bu kişiyi susturun, lütfen.


    Mutluklar...

    Onur BİLGE

  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin

    !!Sizi sinsi kendi egosununu doyurma peşinden başka önünü/arkasını yanını..sağını/solunu görmeyi red eden ve evet sinsi sahte anarşistler, burada şiire olan duyumunu/algısını yorumlamadan ziyade, benim dilimle Türkçe yazan dili bana çevirme küstahlığına kapılan..Ve buraya uğrayan esasında böylelikle herkese agır hakaretler etmiş olup onları aptal yerine koyan ve burada gerçek peygamber HZ. Muhammed i dahi sollayıp Gülen´le sırıtanla karşımıza sahte peygamberin kulu, uşağı ile çıkıp dinden imandan ahkam kesen sizi düşünceyi ve inancı tüketen sizi içi kof kavunlar..içi küflü karpuzlar… Bilin ki enseniz deyim.. Ara sıra gelip gerçeklerden vurgu yapıp maskenizi suratınıza çarpacağım bilin!.. Şimdilik hoşçakalın!

  • Nadir Sayin
    Nadir Sayin

    Şöyle bir gerilerde ki yorumlara baktım.. Arapça..Farsaça..şiir ve şair tartışmaları çoğunlukta... Bunu, bundan bir ay önceleri için diyorum.

    Bakın bu şiir Türkçe anlaşılırlığıyla dahi şiir olmuş..

    Anladığım kadar şair bu şiirinde kendi öngörüsüyle ve felsefesiyle olay ve vakalarda, yaşam ve onun bitiminde; sevgiyi paylaşımda ve paylaşımın bitiminde geriye duyumladığı kadarıyla neyin kalacağını şiirleştirmiş.. Olabilir ve bu geriye kalanlarda kimi okuyucu kendini bulur, özdeşleşir onunla.. Ama bence esasta bunlar şiir ve şairlerde de bir göreceli farklı duyumlar ve içselleştirmelerdir..

    Şair şiirde akıcı Türkçe ile bunu vurgulamış..Ama bakın benim için konuyu şahsi duyumdan, göreceli boyutundan alıp toplumsal gündeme taşırsak ne kalır geriye..Şu kalır:
    Diktatör kalır..baskı kalır, sosyal patlama kalır.. hapis kalır! Neden kalır? Sadece seçimle demokrasi olsaydı., Hitler’in Alman’yası, şimdi demokraside dünya birincisi olurdu herhalde..

    KALANLAR!!

    Şimdi biraz bunu düz yazı bazında işlersek..kalanlar şunlar!

    Eee başka geriye ne kaldı.. Devletin kurumu, yasası, anayasası.., savcısı, hakimi YSK ile mahkemsi bir birine aykırı yasalar uygulamak zorunda kalır.. Hiç sormayın şimdi bize öyle bir rejim ve sistem düzeni kaldı ki! Milletin seçtiği milletvekili hapiste kaldı!

    Şimdi siz demokrasi ve hukukun işleyişine bakın..resmen halkıyla alay eden bir cuntacı zihniyetten farksız!
    Siz düşünün benzeri konumda olan şimdikinin Başbakanı hâlâ ona verilen kıyakla 10 sendir başımızda ve maaşallah daha da büyümüş olarak..ve neredeyse göklere degecek.. Allah boyunu daha da uzun etsin!

    Ama siz gelin onlarca milletin seçtiği Balbay dahil vekillerini içeride tutun.. Peki diyelim ki 10 sene sonra adamların suçsuz olduğuna mahkeme sonucu karar çıktı.. Sen savcı ve hukuk adamın olarak hangi namus ve vicdanla toplumda, milletin içinde yürüyeceksin ki! Sizin devletin erkleri ve yasaları bir insanın milletvekili seçimi ve milletvekli yemini etmesinde bir biriyle çatışıyorsa halkın ne günahı var ki! Adam hukukcu ama vicdanı karanlık tarafta yatar hüküm veriyor!

    Neden, madem 3 sendir suçu kanıtlanmamış ve devam eden süreçte milletvekili seçilmiş olma hali ve 10 binlerce insanın onlara güvenle oy vermişliği gerçeği ile onların kaçma gibi bir tehlike olmadığı ve delilleri karatma gibi bir hususun pek te güçlü bir neden teşkiletmeyeceği verilen hukuki kararda ağırlık teşkil etmiyorda… evet, NEDEN hukuksal gerekçede bu vicdanla buluşmuyorda.., vicdanın kara yakası, insanı cezalandırma, hapiste tutma hayatını zehir etme zihniyetli hukuksal vicdanın dahi o zifiri yanı yer alır bir kararla belirleyici unsur olan o hükme varılıyor? Ne kaldı geriye.. Bu hüküm kaldı!

    Hukuk insan içindir, devlet insan içindir, toplum halk içindir.. hak insan içindir.. Eger ortada bir somut delil ve kanıt yoksa savcı ve hakim vicadanı beyni ve yüreği insandan yana onun hak ve hukukunu korumadan yana atmalıdır… Ben hukuk adamı değilim ama, kavramsal olarak özde bu hukukun ilk olmazsa olmaz öğretisidir! Bunu her yüksek eğitimi olan bilir! Eeee siz bunu yapmıyorsunuz! Ne yapıyorsunuz? Vatan millet benim emrim ve disiplinim benim ideolojim ve benim öngörümde ırk ve yaşam anlayşlı o cuntacılardan; insan hak ve hukukunu çiğneyen, onlara işkence eden, demokrasiyi askıya alan zihniyetten farkı olmayan hükümle bize bu hükmü geriye bırakıyorsunuz! Kalan ne? Devletin hakimi ve savcısı kötü adam rolüyle zihinlerde hu hu hu uu dansı ediyor ateş etrafında kurbanlarını neredeyse bir kızartmadıkları kaldı! Sayın efendiler siz Devletimizi biz halktan daha fazla sevemezsiniz..


    Ancak…şiire ve edebiyata dönelim..
    İyi, iyi yoldayız.. Din odaklı rejim ve sistem yerleştikce edebiyatta Türkçeye özen daha da artıyor.. Bunlar, bu iki yüzlülükle dünyaya hakim olacağını sanan ama özde zavallılar..Bunlar, Atatürk’den Atatürkcü oldular, demokrattan daha da demokratlar..Hele ki peygamberlerden daha da peygamberci.. Ama tüm bunlara karşı sadece 100 kişiden 6 sı cemaatci.. Yani dişmizin arasına sıkışmış artıklar.. KALANLAR!

    Bunlara, gerçek dindar ve iç güzelliğiyle inanan çoğunluk dini inancında hakir görüleceğim, dışlanacağım ya da inancımda saldırıya uğrayacağım diye şu kendini paygember yerine kor edalı sahte Gülen’e..Hizbullaha, Abdullah Veli Ahmet hikmetlerine bir şey diyemiyorlarmış demek ki!.. Yapılan araştırmalardan konuyu yavaş yavaş anlıyoruz.. Oysa ki sanırdık ki..halkın yüzde 50 si cemaatlerin güdümünde.. değilmiş..KALANLAR geride sadece yüzde 6 kadarmış!

    Tabii bunda ki sorun bizim yanılmamızda değil, sizin (sizin den kastım örnek nur gibi bir dindar ve inananlara) sahtekarlara hiç bir şey dememenizde ve sanki o cemaatlerin beraberinde, koynunda, içinde olduğunuz iması vermenizde! Efendi, hanım efendiler siz bu adaletsiziğe neden ayağa kalkmıyorsunuz!…
    Özgürlük sadece türban takma, fes başta dolaşma özgürlüğü mü? İyi de alın size o özgürlükler helâl olsun.. Peki o halde sadece onlar özgürlükse başka toplumda geriye ne kaldı? Türban ve fes KALDI!

    Zaman..vakit..taraf gibi medya satılmış medya..ya da bilinçli, bilinçsiz diğer dalkavuk ve yalakalıktan öte gitmez medya ha bire bunlardan haber sunuyor.. Kardeşim senin diş artıklarıyla ne işin var!.. Tabii ki mutlaka çıkar meselesi olmalı ama maddi ama manevi bunun başka bir izahı ne hukusal ne de demokrasi kavramında ne de hür beyin içeriğinde başka mümkünatı yok..
    Yani geriye ne kaldı?..
    Bu takıma, takunyalılara dünyalık cennet kaldı! Kendi kendini kandırmış..Allah’ı kandırmış sahte peygamberli rejim ve yaşam sistemi kaldı!

    Dişin sağlığı, bakımı, beyazlığı ve öneminden bahsetsene.. yok bahsetmez.. 3 .. 5 ben medya patronuyum ve yazarım diyen bu dalkavuk ve maddi/manevi kendi çıkarının peşinde ki ha bire sahtekarları gündeminde tutuyor! Din ve siyaset, ideoloji gibi boyutlarda düşünceyi dahi tüketen zihin, beyin ve kalem yaz babam yaz… Gülen ne demiş, niye demiş..nasıl ağlamış.. Ahiret ne içinmiş.. Zaruret ne demekmiş! Anlat anlat halkın beyni yok ki..zaten okulda bunlar da pek ögretilmiyor (dini zorunlu derslere rağmen) yarin bir gün 2+2 4 eder diye bir sürü ayinler düzenle… Karşıdan karşıya geçerken göğe bakın! Sol elinizle çorba içmeyin! Ve mümkünse anlamadığınız na kadar ayet varsa ezberleyip ezberleyip her gece uyumaya malzeme edin!
    Bir ilk okul diploması için yıllarca onlarca ders ve imtihanlardan geçiyorsunuz.. Bir mimar, doktor, mühendis, ekonomist, siyasal bilimler… evet bu yüksek eğitimler için senelerce araştırma ve yıllar sonrası diploma alıyorsunuz.. Ama sen git din odağına oturt yaşamını ve artık hep o her şeyi yemeni, içmeni, vereceğini-alacağını, attığın adımı ve sevişmene kadar belirlesin! GERİYE KALAN ..ders kitapları tozlu raflarda!

    İyi de bu sahtekarlara, onların konumu zihin/beyinle, araştırmadan kanmak niye, peşinden gitmek niye? Adamın ha bire okul açması ve yayılması.., gerçekten çocuklar eğitim alsın, düşünsün özgür olarak dünyada yerini bulsun diye mi? Hiç sanmıyorum..hiç ihtimal veremiyorum… Bunların işi ne olursa olsun kendi kendine varasıya kandırdığı sonsuz (sanal da diyebilirsiniz) yaşama ertmek.. Onlara KALAN illaha ki o olacak! Ne kadar çok da kendine adam benzetirse o denli şahane villa sahibi olmak için cennete sonsuz yaşam, huriler-haramlikler erkek cunatlı yaşam gel keyfim gel! Bizde ki savcıların oran olarak erkelerin kadınlara göre 70 kat fazla olması da bundan herhalde! Savcı ve hakimlerde bu cemaatcilerin bu sonsuz yaşam için peşine mi takıldılar nedir?
    Geriye halka KALAN ise harabe bir ev, zindan dünya da!.. Cennete villaya taşındıya, adamın dünya öldü mü kaldı mı? Ve kıtlık savaş..devletin..halkların bir birine girmesi mi? Onlara ner ki! İnsanların özgürsüzlüğü elinden alınarak hapislerde adeta zevk alırcasına tutulması derseniz umurların da dahi değil!..Hiç biri umurlarında değil ki ve halka verdikleri bu imalardan dahi utanmaz-arlanmazlar, adeta padişah hükmünde vezir ve kadı tipliler olarak insan halkın bireyine hüküm veriyorlar! Geride kalanlar o görüntüleri bize sunan tv kanalları ve gazetelerle ve birde bu agır hükümler!

    Bu sahtekar peygamberlerin ve insan düşünce ve duygusunu kaplayan cemaatlerin gündemi gerçekten insan eğitimi ve insan refahı, iş, aş..adalet ve özgür yaşam olsaydı şimdiye kadar dünya da ne açta ne de açıkta insan olmaması gerekirdi ve hiç kisenin adâletsiz zindanda çürümemesi! Hâlâ bu takunyalılar bize dünyalık yaşamda akıl satıyor ki ve o da onlara inananlara etten ibaret beyin olarak kaldı!
    Bunlar halen günümüzde de geride kalmaya devam ediyor! Geride KALAN KAVRAMLAR ‘dan kendi pozisyonunu ve fonksiyonunun özüne inenememiş bir gerici ümmet EĜİTİM SİSTEMİ..hukuku-siyaset-asker ve polis eğitimleri başta.. Sayınların görevi insanın, halkın, toplumun çıkarı-güvenliği-hakkı ve hukukunu öncelikle koruyacak özü felsevsi ve görev anlayışı olmalı iken., bunlarda halka, insana ve topluma adeta devleti ve devlet kurumlarına düşman gören uygulama ve kanaatleri ağır basar eylemleri..evet geride KALAN bu zihniyette bir eğitim!

    Bunlar eğitimi, özgürlüğü ve bağımsız olarak insanın varını değil.,.bilakis cahilliği, bağımlılığı ve biatcılığı beyinlere, duygulara aşılayan insanlık hâinleri.. Bu insanın hâinleri yeri geliyor Hitler’le, Mosolini’yle ve yeri geliyor kapitalistle emek gücünü sömürenlerle ve yeri geliyor papayla, papazla, imamla-hocayla aynı masada, aynı yatakta aynı tarafta kalıyor ve kalıyor geriye bunlar kalıyor! KALANLAR bunların kemikleri!

    Kardeşim bir pantolun ya da bir etek alacağın zaman en az iki üç mağzaya gidiyorsun.. Bu örnekten paralel çekmek sizin anlama kapasitenize örnek olur mu bilemiyorum ama.., Madem aklınla, ederliğinle ve kesenle alacağın eteğe, pantolona ya da cipe, gideceğin tatile..seçtiğin kasabın etine kadar bu kadar zahmet ederek seçiyorsunda… Aklını/duygunu neden tek bir sahte peygamerin, dini sömüren siyasetcinin aklına satıyorsun/kaptırıyorsun ki? Neden onu gündem de tutuyorsun ki!. KALAN sana NE!

    Aynı pantolun melesesi gibi.. Git araştır, oku, izle..ve bilinçli sana gerçek olan inanca, siyasete, şairliğe ve insanlığa tercih kıl. Başkası senin ne olduğunu/olman gerektiğini belirlemesin.. Sen kim oldunu/olacağını bilincinle ve düşünmeye üretiminle ortaya gel… V e KALK AYAĜA BEN BUYUM DE! Çünkü sen düşünebilen insansın! Eee neden bu geriye kalmadı.. KALAN NE kaos ve sinsi DALKAVUKLAR=YALTAKLAR sinsi OYUNLAR=OYLAR!

    Sen erkeksen anamı/yarimi üzmeyeyim diye ağlama duygunda onların yanında dahi zorlanıyorken, sen bir kadın olarak onun bunun yanında gözlerin yaşarmasını bir eksiklik/eziklik hisse yoğunluğuyla evine, eşine ya da can bir dostuna saklıyorken.. Adam çıkıyor kürsüye utanma ar yok başlıyor verdiği ayetle ağlamaya..adam çıkıyor kürsüye bir yiğit muhtaç oldu soğana diye siyaset yaparak ağlamaya..Bunlar ağlama duygusunu -fonksiyon ve içinde bulundukları konumu dahi idirak edememiş olarak- sömüren bayağılaştıran birer sahtekâr drama tiyatrocuları..
    Geriye ne kalıyor… Toplumda onları izliyoruz! Kalanlar bunlar!

    Neyse..yukarda ki bir kaç gün tatilim sonrası birikmiş mesajlardı, bu şiir vesilesiyle de iletilmiş olsun..
    Saygılar..

  • Hamit Körken
    Hamit Körken

    İçindeki gaz sıkışmasının tezahürüyle patlayıp,etrafını kokutarak kendini yanar dağ sanan,bir tepecik bile olamıyacak seviyedeki bu çukurlara tek bir söz yeter sanırım.Çünki fazla söz onlar için israftır.

    Kendini Himalaya
    Alemi görür çukur
    Baş düşünce helaya
    Lafı kıçından okur

  • Hamit Körken
    Hamit Körken

    İçindeki gaz sıkışmasının tezahürüyle patlayıp,etrafını kokutarak kendini yanar dağ sanan,bir tepecik bile olamıyacak seviyedeki bu çukurlara tek bir söz yeter sanırım.Çünki fazla söz onlar için israftır.

    Kendini Himalaya
    Alemi görür çukur
    Baş düşünce helaya
    Lafı kıçından okur

TÜM YORUMLAR (43)