Kainat Sessiz Bugün Şiiri - Hakan Şuayb ...

Hakan Şuayb Erdem
41

ŞİİR


2

TAKİPÇİ

Kainat Sessiz Bugün

Bir akşam göğe baktım, yıldızlar dile geldi,
Sustu sandığım âlem içimde dile geldi.
Ay, gecenin alnında bir kandil gibi yandı,
Karanlığa gömülen nice menzile geldi.

Bir yaprağın düşüşü ne çok şey anlatırmış,
Rüzgâr dediğin meğer hatıra kanatırmış.
İnsan ömür boyunca dünyayı evi sanır,
Bir avuç toprak gelip bütün hesabı kapatırmış.

Kaç sarayın taşında unutulmuş bir isim,
Kaç mezarın altında yarım kalmıştır resim.
Dün meydanlar dolduran nice mağrur hükümdar,
Bugün sessiz toprağa karışmış birer cisim.

Ey gönül, neyin kaldı yıllardan avucunda?
Bir çocukluk gülüşü, bir anne kokusunda;
Belki yarım bir sevda, belki eski bir türkü,
Belki gözyaşı kaldı ayrılık sonucunda.

Ben de sevdim bir zaman, göğü yakın sanarak,
Bir çift göze bakınca dünyayı unutarak.
Giden dönmedi fakat sevgisi kaldı bende,
İnsan bazen yaşarmış hatıra tutunarak.

Eski bir sokak gördüm; taşları beni bildi,
Çocukluğum köşeden koşarak bana geldi.
Dokunmak istedim de ellerim boşta kaldı,
Zaman önümden geçti, dönüp yüzüme güldü.

Anladım ki hasretin ne yolu var ne yaşı,
Bazen bir türkü olur, bazen mezar bir taşı.
Bazen yıllar boyunca akmaz sandığın gözden,
Bir gece sessiz düşer ömrün en ağır yaşı.

Sevdiğin yanındaysa kıymetini bil bugün,
Yarın hangi kapının kapanacağı bilinmez.
Kırdığın bir yüreğin sesini duy bugün,
Toprağın susturduğu insandan özür dilenmez.

Bir yetimin başını okşamak servet imiş,
Bir düşeni kaldırmak en güzel devlet imiş.
İnsan dünyaya gelip dünyayı almak ister,
Meğer dünyadan kalan yaptığı merhametmiş.

Gökyüzü boş değildir, toprak da dilsiz değil,
Her zerrede bir mana, her nefeste bir delil.
Kendini büyük gören ey yolcu, başını kaldır:
Şu sonsuzluk yanında büyüklüğün nedir, bil.

Denizlerin ardında bilinmeyen denizler,
Bir tohumun içinde saklanmış nice izler.
Kâinat sessiz sanma; dinlemesini bilirsen,
Taş konuşur, su söyler, gece hakikati gizler.

Bir gün ben de giderim, sesim burada kalır,
Belki birkaç mısramı tanımadığım biri alır.
“Kim yazmış?” diye sorar, sonra dalar uzaklara;
Şair toprakta susar, sözü dünyada kalır.

Öyleyse sev ey gönül, fakat esir olmadan,
Doğruyu söyle korkma, haktan geri durmadan.
Bir kalbi incitmeden geçebilirsen dünyadan,
En büyük zafer budur ardında ün olmadan.

Gece biter, tan yerinde ince bir ışık doğar,
Kış ne kadar uzasa ardından bahar doğar.
İnsan bazen yıkılır, “Her şey bitti,” zanneder;
Tam küllerin içinden yepyeni yollar doğar.

Sonunda anladım ki ömür bize emanet,
Ne mal bizim ne makam, ne şöhret ne saltanat.
Bir nefesle başlıyor, bir nefesle bitiyor;
İki nefes arasında aradığımız hakikat.

Kâinatın altında küçücük bir yolcuyum,
Bir yanım eski hasret, bir yanım yeni umudum.
Geldiğim yere doğru yürürken ağır ağır,
Kendime sordum bugün:

“Dünyadan ne götürdüm?”
İçimden bir ses dedi:
“Sevdiğin kadar insansın,
merhametin kadar varsın.”

Hakan Şuayb Erdem
Kayıt Tarihi : 21.09.2026 16:30:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!