[Belirtilmedi]
..
bugün benim elimden umutlarımı aldılar
yok sıcağında deniz çektim burnumdan
ben hep tek başımaydım hep yalnızdım
sus dediler bir köşe tenhada öylece sustum
Sizi sevmek bahşiyeti eşeledi yüreğimi,
tüm bu vaziyet idi bir melun aşkın eziyeti,
aşk, yüreğimin mahiyeti,
yüreğimin bir sırrı var idi;
gözünüzden akan bir damla yaşa,
bin cihanda bin canını verir idi...
Onların kalbinde şehvet var,
Tanrı'ya değil şeytana; yedize,
yanılıyorlar şöhretle aptallar!
Onların yüzünde nefret var, kin var,
kinleride toprağın altı gibi kuru.
Benim evvelden ihtirasım ,
evveldendir değişmez yazgım.
böyle kalsın,
çoktan gözümde solmuş yaşamın kiri.
birikmesin topraklar bende.
böyle kalsın,
benim bir deniz kıyısında ki aşkım,
benim yüksek asırlarda ki kör yalnlızlığım,
al götür senin olsun dalgalar,
aşkımın kırk zincire vurulmuş sıska kölesi,
al götür beni, gözlerimin siyahlığına sür...
bekletme beni tenha gecelerin ıslığında..
uykudan uyandığım soğuk bir kış günüydü;
hayatımdan evveldi utanç içimde,
ne anlam içerirdi bir söz,
ne de kelimeler gerekirdi cümlelere,
bir bakışın yeterdi aslında beni cezbetmeye.
..vaktiyle rüzgarla yarışınca çocuk,
bir dal bulamaz bulutlara yaraşır..
......
...
....
döneceğim, göreceksin...
lime lime kaldığım o gözlerin arasından,
iğne, iplik gibi geçeceğim,
döneceğim, göreceksin...
kalbin bir sızıyla yoldaş gibi kalınca,
gözlerinden bensuyu akınca,
Döneceksen git, gözlerini de al.
Çünkü gözlerin altın değil senin; sararmış,
Önce korkusundan ışık saçtığına inanan gözler…
Sevilince güzel olduğuna aldanmış.
Tan yeli gibi dalına tırmanmış her yaprağı
.
denizi götürür gibi alıp giden gelgide,
küs yaşamakla başlar, rüzgara duyulan nefret.
deniz geri alır yıllar önce verdiğini.
ne dalga övünür bu sinsi hırsızlıkla,
ne de yosun şikayet eder beklediği yerden.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!