Gece karanlığına inat edercesine
Kirlenmiş beyaz örtülü masa üstünde
Çevresini aydınlatan mumlar
Mum ışığının loşluğunda hüzünlü yüzler
Yaşamış bıkmış bitmiş yüzler
sigara dumanını anımsatan
Çektiğim bu acılar değil
Sensizliğe mahkum oluşum öldürecek beni.
Sanki önümde,
Kırılacak ince bir ip gibi zaman
Özümseyerek yavaş yavaş
İçiyorum gözyaşlarımı.
Güzel ve güneşli
Bir Şubat ikindisi
Çocuklar neşe içinde oynuyorlar kardeşçe
Çocuk olmak ne güzel
Gülüp oynamak ne güzel
Saf tertemiz yüreklerde,
Yüzüme yapışan kayıtsızlık kaldı
Gece rüyalarıma dadanan kabuslardan.
İçimden çıkıp gitmesi gereken
Bir hayat vardı önümde
Vurdumduymaz mı çaresiz mi bilmem
Öylece kala kaldı gecenin karanlığında
Bu kapının eşiğinden
Daha önce hiç geçmedim.
Sağ ayakla mı girilir
Yoksa solla mı
Yasaklar var mı
Yoksa umutlar mı kaplamıştır
Karanfil kanadı
Bıçak vuruldu kalbine
Acı yok.
Bağırma, gözyaşı yok.
Yinede kan akarken bedeninden
sunuyor kendini sevgiliye.
Uzanmış sere serpe yatarken
Hayata gülümsüyordun
Çocuktun her yerde
Yani masumiyet
Yani saflık, sevgi.
Yani yaşam, özlem
Daha dün ne kadar sevinçliydim
Yarın yaşanmayacakmış gibi yaşıyordum
Bir varmış bir yokmuş
Masalmış anlatılanlar
Masalmış tüm yaşananlar
Son içki masam son Lokman
Karanlık gecelerde
Belkide yalnız benim görebildiğim
Parlak bir yıldız
Gönüllerde açan çiçektin
Var olanı yaşamak varken
Bizi bırakıp nerelere gittin.
Kitaplardan satın almıştım
Bir gülüşüm vardı içimde sakladığım
Gizlice kimseye göstermeden
Hep içimde taşıdığım.
Birdenbire farkında olmadan
Öldü içimdeki gülümseme.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!