.Sen yokken, ben sensizliğe ıslık çaldım her gece. Her gece, ‘ihtiyacım varken', cennet bakışlarının örtülerini uyku tutmayan bebeklerin ağlamalarına sardım ben. Tebessümlerinden beslenirken bu kalbim, ben gözlerinin kahve renkli mevsimlerini örttüm üşüyen kelebeklerin kanatları üstüne. Çaresiz bir annenin duaya kalkan elleri gibi açıp ellerimi, gözlerinden martı gülüşleri biriktirdim heybeme. Tebessümünün tarif edilemeyen renklerini döktüm gökkuşağının grileşmiş rengine. Tüm kirli yanlarımı senin adınla yıkayıp gözlerinin uçurumlarına astım korkmadan. Yalnızlığıma değil kimsesizliğime, sensizliğe türkü yaktım kadınım. 'Sen" dedim sustum, 'Kadınım" dedim sustum, içime kuyular dolusu cam kırığı döktüler, getiremedim gerisini ah
Anlat bize yürüyüşün güzelliğini
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Devamını Oku
koşunun rüzgarını, köpüren yeleyi
toynakların kızgın kıvılcımlarını
Kişneyen bir tayın sevincini anlat
öfkeyi ve sağırındaki mahmuz yarasını
Bu şiir ile ilgili 0 tane yorum bulunmakta