Yazmak benim için kelimeleri yan yana dizmek değil; susarken anlatamadıklarımı satırlara emanet etmektir. Bazen kendi yaralarıma, bazen başkalarının sessizliğine ses olur kalemim. İnanırım ki yazının en büyük gücü, insanı kendisiyle yüzleştirirken aynı zamanda iyileştirebilmesidir. Ben hayal değil, yaşanmışlık yazarım. Duyguları, suskunlukları, kayıpları, umudu ve insanın içinde taşıdığı görünmeyen yükleri... Çünkü her insanın anlatamadığı bir hikâyesi vardır ve ben biraz da onları yazıyorum.
Eserleri
Sidra – Sessiz bırakılmış hayatların çığlığına kulak veren bir roman.
Sessizler Köşesi – Edebî tanıklık niteliği taşıyan; hikâye ve mektup anlatımını bir araya getirerek insanın iç dünyasına, çocukluğun izlerine ve sessizliğin diline dokunan bir eser.
Şark'ın bu sevimli,güzel köyünün
Cenneti andıran bir akşamıydı.
Sizi ilk balkonda gördüğüm gündü,
Yüzünüz sararmış gibi göründü,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!