Varsın böyle sürsün bu amansız zıtlık,
Varsın görmesin gözlerin, sızlasın yüreğim.
Ve o sızının gecesinde derin bir karanlık...
O sızı ki yoldaşımdır, karanlığıma ışık.
Kabulüm;
Ben senin karanlığın, sen benim ışığım.
Çorak kalbine bir damla düşsün diye ömrümü sereyim.
Bilirsin ki gökyüzü değilim sana yağmur vereyim,
Kurak topraklarına hiç yazılmamış bir cümleyim.
Dert etmem;
Ben seni haykırayım. Sen beni yazma
Dönüp bakma ardına, yürü kendi yolunda,
Zaten silinmişim ben senin haritanın ucunda.
Ayazdayım; donmaya razıyım temmuz yangınında.
Varsın olsun;
Ben senin hiçbir şeyin, sen benim her şeyim.
Benim bahçemde koparılan, talan edilen ağaçlar var;
Senin ikliminde ise her yer günlük güneşlik, bahar...
Ben o rengârenk bahçende sessizce solan tek yaprağım;
Oysa sen bir ıhlamur çiçeğisin, koparmaya kıyamadığım.
Varsın olsun;
Senin dalın çiçek açsın, benimki toprağa düşsün.
Bir feryat kopar içimde ama dudaklarım kilitli,
Bu aşk ki hem en güzel masal hem en ağır yenilgi.
Sen huzurlu uykularda, aydınlık sabahlara uyu,
Ben uykusuz gecelerde adını sayıklayan o yalnız deli.
Kader der geçerim;
Sen rüyalarını yaşa, bense kabusları.
Vakit gelir, susar artık bütün kelimeler,
Yavaşça solup gider yaşanan hatıralar.
Ben bittiği yerde başlarım da senle biter bu yollar.
Bırak aksın zaman;
Sen benden geçmiş ol, ben sana gelecek...
Kayıt Tarihi : 16.07.2026 10:29:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!