Vahiy "ikrâ" diyor ama; pek düşkündüm rahatıma
Cehaletin gölgesine uzanarak geçti ömrüm
Bilmem var mı daha âmâ; ersem dahi muradıma
Kâinatın Malik'ini az anarak geçti ömrüm
Gâh intizâr ve zâr edip tüm neşemi sele saldım
Gâh âleme nazar edip kâinatı seyre daldım
Ne tırtıl ne örümcekten ne arıdan bir ders aldım;
İbret için hep geç kaldım; utanarak geçti ömrüm
Ah çekerken anılarım tozlanmış o boş hamakta
Saatimin yelkovanı artık en son basamakta
Ağlamak da caiz bugün, inlemek de susamak da
Gözleri kör talihimden usanarak geçti ömrüm
Destan yazıp kışa 'kardan' haz umana helal olsun
Yaşın altmış, yetmişinde yaz umana helal olsun
Bulutları buz kütlesi asumana helal olsun
Sayesinde Ağustos'ta ıslanarak geçti ömrüm
Gâh güz günü, vakt-i hazan; gâhi yazı çeyrek geçe
Sesler geldi sol yanımdam; kulak verdim tenden içe
Adeta bir ben var idi, benden başka, benden içe
Tenden içe bende beni kıskanarak geçti ömrüm
Dost bildiğim asi nefsim ya sülüktü; ya da kene
Atsam dahi üzerimden, damarımı buldu gene
Gençliğimin takviminden ne gün kaldı ne de sene
Bir serapın sinesine yaslanarak geçti ömrüm
Fani olan bu âlemde madem ki can dahi ödünç
Üç günlük bir konak için bunca telaş ve hırs gülünç
Hayat zorlu bir sınavdı; ele kolay şahsıma güç
Biraz keşke, kocaman 'hiç' kazanarak(!) geçti ömrüm.
Kayıt Tarihi : 7.08.2026 20:15:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!