İsyan-bul
Zamansız ayrılıklar saatine denk geldim,
Her şey donmuş,
İnsanlar susmuş,
Zaman 'durmuş', önümde...
Aşk saatime baktığımda.
Akrebi, 'acı'.
Yelkovanı, 'yalnızlık' olan yönlerin,
Arasına sıkışmıştı, yüreğim.
Sağır edici bir sessizlik ortasında buldum kendimi,
'Sensizliği' yanıma alıp, kaçmak istedim oradan,
Ama gitsem de, kaçsam da, buluyordu beni İstanbul!
Yutuyordu beni, en aç yerlerinden!
Ey İstanbul!
'İsyan bul/dum' derinliğindeki maviliklerde!
'İki yakanı' bir araya getiren,
Boğaz Köprüsü'nün asma halatlarına astım boğazımı!
Ey sevgili!
'En/gerekli' yılan buldum, koynumda!
Zehirini haince zerk ettiğinde,
Soğuk ölümler öptü, boynumdan!
Belki,
Belki de kimse bilmek istemezdi,
İçimde yaşadığım 'senin' acısını...
Ama ben seni yaşarken hep,
Sevgim, yeryüzünde volkanlar patlatırdı...
Bil ki,
Bil ki, şimdiler de yaşayan bir ölüyüm,
Ruhumu gömdüğün günden beri...
İstanbul'un koynunda kıyametler kopardı hep,
Acımın doruk noktalarından geçirirken adını...
Kayıt Tarihi : 27.8.2010 08:28:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Yazan kişinin yüregine sağlık..
Hayat insanaa verseydi her istedigini yarım yamalak olmazdı hersey...Sevmek tam anlamıyla bir kere olur..ve insan sadece bir kere ölür..
TÜM YORUMLAR (1)