Ellerim kelepçede, ayaklarımda pranga
Çırılçıplak vücudum of Filistin askısında
Kollarım kopuyor acıyı neden beynim çeker
Açın ulan gözlerimi açın soysuz köpekler
Hırlamanız kulaklarımda kulaklarım sağlam
Kalplerinde aşk işaretiyle doğar kimileri... Yeryüzüne gönül indiremez onlar... Hayatı ve insanları anlarlar,hayata ve insanlara merhamet duyarlar,ama hayatın ve onun içindeki insanların yaşadıkları gibi yaşamazlar.
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...
Devamını Oku
Aşk işareti ile doğanlar yaşarken dünyaya talip olmazlar...Bilirler ki ne isteseler,neyi ansalar,ne kazansalar aşkın dışında hiçbir şey avutmaz onları,teselli etmez...Gönüllü sürgündür onlar...Gizliden gizliye hissederler bunu...Sonsuz bir ışıktan kopup gelmişlerdir geldikleri yere...Kopup geldikleri ışığa inançları ne kadar büyükse,içlerinde ki acı da o kadar derindir...Bu acı hatırlatır onlara kopup geldikleri yeri...Bu acı hatırlatır onlara kim olduklarını ve niye varolduklarını...
Kalplerinde aşk işaretiyle doğsa da bazı günler yorulur insan karşılıksız sevgilerinden...Yorulur kendisini anlatamamaktan...Sevgilim der,sevgilim der,ama,sevgilim dediği yanında değildir,bilir...Bazı günler insan soluksuz kalır,içindeki sevgili olmasa bile karşısındakine deliler gibi sarılır...O olmadığını bile bile sonsuz bir umutsuzlukla sarılır...İnsan soluksuz kalmaya görsün,sevgili diye bütün yanlışlarına,bütün kaçışlarına,kendine yaptığı ihanetlere sarılır...İnsan bir kere içindeki aşktan umudunu kesmeye görsün,her şey olmak,her yere yetişmek için bu hayat düşer...Her şey olduğunu,her yere yetiştiğini sandığı anda,ortada kendisi yoktur artık...Kaybolmuşluğa çok yakındır...Kopup geldiği ışığa inancı azalmıştır...Daha az acı çekiyordur artık...Ama daha mutsuzdur eskisinden....Daha mutsuzdur,o ışığı acı çekerek özlediği günlerden...
Soluksuz kaldığım kendime bile sakladığım günlerden bir gündü...Kaybolmuşluğa yakındım...İçimdeki acı hızla eksiliyordu...Işık soluyordu,soluyordu tıpkı sesim gibi...Soluyordu içimdeki aşk işareti gibi...Öylesine kaybolmuştum ki bulamıyordum artık içimde neyi yitirdiğimi,neyi kirlettiğimi...Öyle uzaklaşmıştım ki kendimden,kendimi bulmak için birine ihtiyacım vardı...
Onunla nerede ve nasıl tanıştığımız önemli değil....Gerçekten değil...Kaybolmuş insanlar birbirini çabuk buluyor....Umutsuzluk umutsuzluğu çağırıyor...
Konuşmaya susamıştık...Sanki ikimizde dilini,kültürünü bilmediğimiz uzak ülkelerden henüz dönmüş gibiydik bu ülkeye...Oysa böyle bir şey yoktu...Hep buradaydık...Hep o ışığımızdan kaybolduğumuz yerde...O ışığı orada bırakıp bu dünyaya,bu hayata gönül indirdiğimiz,her şey ve her yerde olduğumuzu sandığımız yerde...Hep o soluksuz kaldığımız yerde...Daha vakit var,o ışığa sonra dönerim, dediğimiz bu yerdeydik ikimizde...




yüreğinize sağlık şiir ve yorum çok güzel....işkencelerde nice vatan evlatlarımızın hayatları söndürüldü ,suçları sadece vatanını bayrağını sevmek olan ülkü erleri,işkencelerde darağaçlarında telef oldular..unutulmadı unutulmayacak...askere polıse kurşun sıkanların heykelllri dikilyorken bu ülkede,kurşunların önüne geçen ülkücüler,hain oldular.ama şartlar onları hep vicdanlarda aklamada.gazetenin birinde yazılan haber gibi;menderesin katili ve 27 mayısın sorumlusu ve celladı olarak gösterilen başbuğ türkeşin adnan menderesi kurtarma çabaları ve yazdığı mektup yıllardır anlatamadığımız inandıramadığımız o haksız suçlamaların bir delili değilmidir.
menderesi hücresinden kaçırarak idamdan kurtarma eylemine karşı çıkan menderes;ben kaçarak kendime vatan haini kaçtı dedirttirmen dediğni,ve kaçmadığını kim biliyor veya bilmek istemiyor.
işte bu memleket bizim,herşeye rağmen önce vatan,ne mutlu türküm diyene.
allah cümlesinden razı olsun,ruhları şad olsun.
Nasıldı o?
İmansız yürek sinede pastır,
Sen sahip olursan bu vatan batmayacaktır...
Kutlarım arkadaşım.
Şu an hepimiz İHH gemisindeyiz...
çok anlamlıydı,tbr ederim.
''Kim elini uzatırsa vatana kıracaktık
Tuttuk biz sözümüzü ahdimize sadık kaldık''
Yorumunuz çok güzeldi,sesli dinlemek de ayrı bir his....
Olağanüstü bir güne uyandık,Allah hepimizin yardımcısı olsun
Duygularınızı paylaşıyorum yürekten.Selamlar
MEHMET KINDAP
Ey Filistin, sağ kaldığım sürece de, mânevî letâfet ve nefâseti tasavvurları aşkın o günleri, o geceleri her zaman düşünecek; hayali cihan değer o 'eyyâmullah'ın his, heyecan ve aşk u şevkiyle, şu anda bulunduğum yer itibarıyla bir hayli karanlık ve oldukça sessiz, kimsesiz şu hasret ve hicran demlerini ya da gurbet dakikalarını aydınlatmaya çalışacak ve hangi mânâda olursa olsun mütemâdiyen heyecanla köpürüp durmuş o nurlu zaman diliminin bir gün mutlaka dönüp geleceğini hep bekleyeceğim.
Yüreğinize sağlık Aziz Kardeşim...Yüreğinize sağlık...
YÜREĞİNİZE SAĞLIK ÜSTADIM ANTOLOJİ+10TAM PUAN.ŞİRİNİZDE İŞLEDİĞİNİZ KONU İÇİMİZİ YAKMIŞ VE YAKAN BİR KONU DUYARLI YÜREĞİNİZİ KUTLUYORUM.SAYGI VE SEVGİLERİMLE ÜSTADIM.
yardım gemisine baskın haberiyle uyandık bugüne
Rabbim vaadini tut da kahret şu milleti,kaldır yeryüzünden israiloğullarını
İşkence hane nem, işkence hane buz, betondan
Bedenim titriyor sanman ki korkudan, soğuktan
Edebimden, hayâmdan, çırılçıplak soyulmamdan
Ağlıyorum, acıdan değil bu ağıt, hırsımdan
şiirin sesli yorumu tüyler ürpertici
sağolun,varolun
Sevgili büyüğüm,
Biliyor musun, bir ilâhiyatçı olmama rağmen,
Filistine yapılan israil vurgunu olayında,
çok istememe rağmen bir şiir yazmak,
En azından sizin de duyduğunuz ortak feverana ortak olarak, haykıran bir nara tamadım.
Bunun için çok üzgünüm.
Bunda bu günkü filistin yönetiminin,
Hatta arap politikalarının çok payı vardı.
Dün olduğu gibi bu gün de araplar bize maalesef iyi bakmıyorlar.
Hepsi de batı politikasına uygun olarak, bir tanesi olsun Kuzey kıbrıs'ı tanımöadılar.
Halâ müthiş bir Türk İslâm düşmanlığı var.
Bunlar değil mi, arap topraklarında Lavrens'in önderliğinde Sahra çöllerinde Türk kanı dökenler?
Şimdi bile Filistin topraklarında bölücü terör örgütünün eğitim kampları yok mu?
hani müslümanlar kardeşti?
Eğer Türklerin haçlı seferlerini önleme politikası olmasaydı,sırf kutsal topraklara inmesinler diye,
canlar, mallar, ülkeler verilmeseydi, bugün bir Mekke ve Medine'den bahsetmek mümkün olur muydu.
Bence Filistinde babaların, dedlerin yaptıklarını çocukları çekiyor bugün.
Allah için bir tek Filistin'li kahrolsun PKK diye bayrak açtı mı.
Bu ülkenin insanları buna rağmen Filistin'in yanında yer alıyorlar.
Bu Türk milletine yapılan büyük bir haksızlık değil mi
Siz ki; neler gördünüz kimbilir?
Bu yüzden maalesef çok üzülmeme rağmen bir şiir yazamadım, içimden gelmedi.
Her şeye rağmen ortak düşman yahudiye karşı,
benim yapmak isteyip de yapamadığı, yazamadığımı yapmış ve yazmışsınız.
Kutlarım kaleminizi,
ve sizi.
Selam ve segilerimle çok özel saygılar.
Necati Ocakcı
Antalya
Bu şiir ile ilgili 79 tane yorum bulunmakta