İstanbul! Nereye?
Bazen işveli, edalı bir hatun
Bazen herkesi yutacak kükrek, koca bir dev
Sende yaşamıyorsa insan herşeyden habersiz
Koynunda deniz,sırtında onca nüfus
Sahi, sahi sen hiç yorulmaz mısın be İstanbul.
Gitmek mümkün mü seni bir kere bile gören gözler için
Artarken her geçen gün yatılı misafirlerin
Sen hem çok güzelsin hem de çok zor
Çırpınırken bir kuş misali
Yakamoz renkli kanatların tellere takılınca;
Ve çoğu zaman nefessiz kalsan bile
Sanki bugün doğdun ve yarın hep olacakmışsın gibi
Bu yolculuktaki o son fotoğrafın.
Ben yok olsamda sen hep var olmalısın.
Anlatmalısın, baharı bildiğini sananlara
Rüzgarını, erguvan çiçeklerini
Görmeli herkes koynundaki nazar boncuğunun ışıltısını
Kimbilir neler yaşandı sokaklarında
Nelere şahitlik etti tarihinin yıkılmayan surları
Ey! umudun altın şehri sende kimbilir ne sırlar gizli.
Kayıt Tarihi : 29.4.2005 21:41:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!