İstanbul Komineta Şiiri - Ekrem Özlü

Ekrem Özlü
1

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

İstanbul Komineta

Tası tarağı toplayıp
Fener'den
Kağıthane'ye geçiyor Ahmet Rasim
Yüzünde yüz yıllık bir yokuş
Kapak altında süpürgesi
Ve dikkat ediyor musunuz;
Hülyalı bir gök geçiyor nasıl
Arka cepte gizli potin bezi
Ve yalnızca Pera'da yaşıyor Frenkler
Sukiyas! ..Ve gözbebeklerin senin;
Kadıköy'ün karşısı..

''Ne devlet ki ne devlet;
bilsen sana bakması! ..''

Ve Pitoresk! ..
Yarımayları İstanbul'un
''Üç kızımı da yetiştirdim..'' diyor bir kadın
Yüzelli mumluk bir lüks lambasını tutuyor

Komineta ve nasıl
Damat traşlı adamlar geçiyor
İstanbul'un ortasından
Ve öyle işte onbeş liraya gül almış
Kibar yalılarından senin
Kızın ağzına tutuyor
Ve korkunç gülüyor kız
''Yalnız burda ölsem..'' diyor

Yalnız burada böyle..

Ve içli bir türkü geliyor
Nasıl,fiyakalı
''İşte senin de çıktı
Yüreğinin foyası..''
Korkuyor,
Düşeceğim diye denize
Lonca Sokağı'nda bir asma
Ve çiçeği fesli Kanlıca'nın
Başında akşam güneşleri
fıske şamdanı söndürüyor Todori
''Canına değsin İstanbul..''
Fetek'den yar dönüyor,Yemiş İskelesi'nden
Gözlerine bakıyorum sinemanın önünde
Ve ''Mersika! .'' diye bağırıyorum
''Taze mersika! .''
Otuzaltı kısım ve tekmili birden
Ve mahallecek odun sobasıyla ısınıyoruz hala..

''Kuzum,bir şekerci dükkanınız vardı? ..''
''Sattık savdık efendim...Sattık savdık..''

Ve dünyanın en güzel yıldıızı
İstanbul'da uyur hala
Hal Akadeş'de
Yahut Sultanahmet'de
Pirinç bir çemberin içinde...

Ekrem Özlü
Kayıt Tarihi : 31.3.2006 14:00:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
ÖNCEKİ ŞİİR
SONRAKİ ŞİİR
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!

Ekrem Özlü