İstanbul
Sen martı seslerinin çığlıklarına bırakışımsın her deminde hayatın
Yılmayan uslanmayan yanımsın sokaklarında savaşın
Ezan sesine uyanışımsın kızıllığında şafağın
Ezgisin sen İstanbul her insanın dilinde yankılanışın
Her insana seni sorarım, tarihine dalar biraz daha ağlarım
Çevirdikçe sayfalarını geçmişinin alnımı semaya hiç çekinmeden kaldırırım
Anamın sıcaklığını bulurum sende buram, buram kokan tarihinle
Galata'dan sultan Ahmet’e baktıkça seni anarım
Geçerim kız kulesi’nin karşısına dalarım hiç olmazlara
Aşığım vapur seslerinin bir birini kovalamasına
Ne padişahlar geldi geçti de üstünden sen yıkılmadın hala ayakta
Bölünmezlik yayılır her yana bu bayrak dalgalandıkça
Sen hem Anadolu hem Avrupa kültürüsün bizim için bir bakıma
Binlerce insan barındırıyorsun siyahı, beyazı, sarısıyla
Çatışmaksızın yaşıyorlar senin kültüründen kapa, kapa
Öğreticisin sen İstanbul caminle kilise yan yana
Ne kahpe eller uzanmış, pervasızca sana böyle
Kazdığı kuyuya kendileri düşüyor tarih şahit buna işte
On dört yaşında savunmak için şehit düşenlerle
Emanetsin sen İstanbul altın toprağınla hepimize
Kayıt Tarihi : 20.4.2006 19:46:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!