Adam yalnızdı
lakin yalnızlığı değildi onu kanatan.
Umudu yoktu
adamın...
Ve adam İstanbul’a düşmüştü.
Oysa bilmezdi bu şehri.
Bugün seviştim, yürüyüşe katıldım sonra
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!
Devamını Oku
Yorgunum, bahar geldi, silah kullanmayı öğrenmeliyim bu yaz
Kitaplar birikiyor, saçlarım uzuyor, her yerde gümbür gümbür bir telâş
Gencim daha, dünyayı görmek istiyorum, öpüşmek ne güzel,
düşünmek ne güzel, bir gün mutlaka yeneceğiz!
Bir gün mutlaka yeneceğiz, ey eski zaman sarrafları! Ey kaz kafalılar! Ey sadrazam!




''Ama bir de silik yüzler midir İstanbul?
Koca bir köy gibi büyüyen,
silik ve yitik bir şehir''
Taş yığınının arasında kaybettiğin pırlantalarını aramak gibi korku veriyor,İstanbulun yok oluşu.
Tebrik ediyorum.Şiirinizi beğendim.
Çok Farklı bir şiir olmuş.Gerek anlatım gerekse yazım tarzı olarak farklı ama ne yalan söyleyim. Bu tür şiirleri beğenmesemde şiiriniz hoşuma gitti. Yarışmada başarılar diliyorum. Stj.Av.Arif BALTACI / Trabzon Şiir Grubu
Şiirinizi tebrik eder başarılar diler saygılarımı sunarım...Mehmet Karlı
Bu şiir ile ilgili 3 tane yorum bulunmakta