Ne kadar anlatsam da
anlayanım yok.
Ölmüşüm, ağlayanım yok.
Ben alıştım apansız gidişlere;
bu yüzden gitmedim, sırf sen üzülme diye.
Duydum, gözünden iki damla yaş gelmiş.
Ağlama sen, can parem. Ben
hep yalnızdım, kafamın içinde başka bir dünyayım.
Bir yanım bahar bahçe, öte yanım kar boran.
Aldırma sen bana, ölüler konuşamaz.
Hâlâ anlamadın mı? Gerçek sevenler kavuşamaz.
Misal, Ferhat deldiği dağdan inebildi mi?
Mecnun çölde yolunu bulup dönebildi mi?
Cebur, yüreğindeki ateşi söndürebildi mi?
Bir bir yitip giden sevdalara sadece
destanlar yazıldı,
sevenlere mezar kazıldı.
Hangi mevsim sevdaya kucak açtı?
Her hazan olduğunda kuşlar bile
yuvasından kaçtı.
Bir ben kalakaldım olduğum yerde,
bir ben bakakaldım gidenlerin
ardından, dönmedikleri o şehirden.
Bir dağın ıssızlığında yaşadım hep,
hiçbir şehir basmadı bağrına beni.
Koparıp aldılar benden seni.
Şimdi sarılıp ağlıyorum
bağrıma bastığım karataşıma.
Dünyayı çöle çeviririm iki damla gözyaşına.
Sen ağlama, yürek yârem;
ben çekerim acısını vedaların, ayrılıkların.
Bütün yük bana kalsın,
yüreğini serin tut,
benim ciğerim parçalansın.
Gerçek sevdalar kavuşmadan ölür,
ve bunu en iyi tarih bilir.
Kimsesiz Şiirler
Kayıt Tarihi : 4.7.2025 21:38:00





© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!