Mavi atlasın göbeğinde saklı
İki ahulu Maoi
Rano Raraku’nun küllerinden doğdu
O
Selam durdu mavi gizeme
Bir sahne ki ortada
Çıkıldığında nefes atımları artar
Seyirci gözlemcidir
Oyuncuyu tartar
Hüzün anları
Mimikler
Bir can indi; hayat sahnesine
Beyazdı; elbisesinin tonu
Tuttu adamın elini, perde önünde
Anlamıştı; bu, oyunun sonu
O Yeşil Parti'nin adayı, adı gelir doğadan
Dereden boşaltır suyu, kirli kovadan
Bet bereket olur mu, çatışmalı yuvadan
'Oyunuzu bana verin' diyor yeşilin adayı
Eller öpülür, dalkavukça seçimde
Arı övünür, yaptığı balla
Ağaç övünür, taşıdığı dalla
İnsan övünür, çoğalttığı malla
Ecel de övünür, yolladığı salla
Gecenin kucağında rüzgâr
Yalçın kayaları yalıyor
İpini gevşetti ecelin Azrail
Kuytu sinelere salıyor
Sinede yuva yapmış saydam tin
Türk hücumlarından endişe ediyordu
Çin ceddi
Sarı denizden, Gobi'ye inşa edildi
Çin Seddi
Odamın hemen karşısında, boş odan
Kapısını kilitledim, senin ardından
Hatıraların çıkıp gitmesin diye
Ayak izlerini takip etmesin, ardı sıran
Yalnız başına kalmış bir çivi duruyor, duvarda
Ufuk uzaktan görsel bir çizgi
Çizginin berisi, güneşten dizgi
Dizgi de binlerce âlem gizli
Hayattan muğlâk, çizgi ötesi
Litosfer gömlekli, gezegen derisi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!