Yaşarken İslam’a küfür ederdin
Bilmem ki İslam’la neydi ki derdin
İnanan kesimi oldukça gerdin
Hani sen ezana biliyordun diş?
Tabutun caminin önünde ne iş?
Bir teknoloji peşine
Yattık Avrupa düşüne
Bak şu feleğin işine
Neler aldı batı bizden.
Bilgisayarından önce
Bin dokuz yüz altmış dokuz yılında
Yiğitler diyarı Sivas ilinde
Üstüne üstlük Yıldızeli'nde
Dünyaya gelmişim ne mutlu bana.
Bir sevinç başlamış, dostta, hısımda
Baktım ki sen de kendince hesapsın
Ben kendimi soyutladım her şeyden.
Kim kiminle ne yapıyorsa yapsın
Ben kendimi soyutladım her şeyden.
Bana yalanlar söyledikten sonra
Gece çok uzun
Uzakta bir gemi demir atmış
Ayın şavkı dalgalarda raksta
Çılgın gibi çarpıyor sahile
Deniz feneri mahsun
Üşüyen martılar sitemde
Sıcaktan bunaldık dayı
İçemedik kahve, çayı
Yılın dokuzuncu ayı
Nerede kaldın sen Eylül?
Bu nasıl havalar, Ağa?
Nereden bilsin
Sabahlara kadar uyumadığımı
Aklımdan hiç çıkmadığını
Onu özlemekten bıkmadığımı
Şiirlere sarıldığımı
Nereden bilsin
Bir tek markete gidiyorum
Nereden bulaştı bu virüs?
Nasıl da dikkat ediyorum
Nereden bulaştı bu virüs?
Terk ediş neden
Bir bak gitmeden
Veda etmeden
Nereye böyle?
Bir şey yoktu dün
Halimi, hatırımı sorar durursun
Son günlerde neşem yok baba
Binlerce derdim var, bir şöyle dursun
Kafamı bozan şey çok baba.
Vurgunu vuruyor en önden koşan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!