Börteçine bize en emin kılavuz olur
Demir dağ erir gider kutlanan Nevruz olur
Nevruz'dan itibaren kış biter bahar gelir
Orta Asya bozkırı yemyeşil yarpuz olur
Erimeden yılın düşen son karı
Altayların yamacında bul beni
Takip edip içindeki damarı
Öz Ata'nın mizacında bul beni
Kılıç oldum Kül Tegin'in belinde
Gördüm derede bir kedi
"Antep'e hoş geldin" dedi
Oturduk çokça konuştuk
Anlattı bana Antep'i
Çok konuşmak onu yordu
Ay ışığı pencerenden dolunca
Anılara dalıp beni hatırla
Gökte yıldızlardan sergi olunca
Gözyaşını silip beni hatırla
Arada aklına düşer benliğim
Tek hareketinle salınıp coşar
Sanki yeni doğmuş maral saçların
Taktığın yazmadan dışarı taşar
Seyreder cihanı kumral saçların
İlahi bir elden çıkmış dokusu
Ağlama birtanem kaldır yüzünü
Gülüşen dudaklar bizi bekliyor
Karanlıklar korkutmasın gözünü
Ağaran şafaklar bizi bekliyor
Kalmasın içinde tasayla, acı
Sayende en dişli isyankar oldum
Ne din itikat koymadın bende
Yeni yağan karda kir arar oldum
En ufak itimat koymadın bende
Aşkınla içimde yaktığın tandır
Girsek tarih denen derin dehlize
Esse on yedinci asrın rüzgarı
Anlatır sırayla şunları bize
O dönemden kalan şehit mezarı :
- Fazıl Ahmet Paşa emir verince
Dünya üstünde sen olmazsan eğer
Bu gezegen boşa döner bir tanem
Yokluğunda güneş yüzünü eğer
Yaz mevsimi kışa döner bir tanem
Ey gönül yurdumda açan çiçeğim
Güzel olan ne varsa bu hayatta
Yakınında yöresinde sen varsın
Dilimde, kanımda, aklımda... hatta
Kalbimin her hücresinde sen varsın
Bir akarsu gibi akan yolların




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!