1962’de Erzurum’da doğdu. İlk ve orta öğrenimini Erzurum'da tamamladı. Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesinden mezun oldu. Aynı okulda yüksek lisans yaptı.
1986-88 yılları arasında Ankara Defterdarlığında çalıştı. 1988 yılının Nisan ayından bu tarafa TRT Erzurum Radyosunda program yapımcısı olarak çalışıyor.
1994-2000 yılları arasında Atatürk Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Radyo-Televizyon Yayıncılığı bölümünde, 2001 yılında ise İletişim Fakültesinde "Radyo Programcılığı" dersini verdi.
Kırağı, Akademi, Kalem ve Onur, Düşünce ve Sanatta Adım, Çizgi, Ay Vakti, Türk Edebiyatı, Dergâh, Lika, Sühan, Mortaka, Beyazdoğu, Tarih Yolunda Erzurum, Erzurum Sevdası, Erzurum Aktüel, Berceste, Az Edebiyat, Bizim Külliye, Edebiyat Ortamı, Bir Nokta, Dil ve Edebiyat, İslami Edebiyat, Herfene, Beyaz Şehir Palandöken gibi değişik dergilerde; kültür ve sanat sitelerinde yazı, şiir ve röportajları yayımlandı. Sempozyumlara katıldı, bildiriler sundu, birçok armağan kitapta yazı ve röportajları yer aldı. Gazetelerde kültür, sanat ve edebiyat yazıları yazdı.
Eserleri
Yaşadığı şehirle ilgili portre ve denemelerini bir araya getirdiği “Türkülerde Yaşayan Şehir Erzurum(1999) ” adlı kitabı; Dergâh Yayınları Erzurum Kitaplığı’ndan, yine “Ey Kelime ve Ey Ses(2014) ”, “Atalar Mirası Gönül Yarası Türküler(2014) ” adlı deneme kitapları; DERGÂH Yayınları ÜLKE Kitapları serisinden, “Ay Düşleri(2009) ” adlı ilk şiir kitabı; ARES yayınlarından, "Sırrını Söyleyen Rüzgâr" adlı ikinci şiir kitabı ÖTÜKEN yayınlarından çıktı. Yayına hazır şiir, deneme ve röportajları var.
Ayrıca meslekî alanda birçok radyo programına imza attı. “Âşıklarımız- Âşık Edebiyatımız, Yöremizden, Bir Köyümüzde, Bizim Eller” bunlardan bazıları. En son yaptığı “Aşk İmiş Her Ne Var Âlemde” adlı arşiv niteliği taşıyan belgesel türdeki programı TRT Radyo-1’de Salı 17.05’de yayınlanmaya devam ediyor.
Aşkta yarın yoktur sevgili. Zaman ileri doğru değil, içeri, yüreklere, derinlere doğru işlemeye başlar, bilgeleşir. Hiç bilmediği sezgileriyle buluşur. Yükü çok ağırdır, kendiyle buluşmuştur. Hem dışındadır dünyanın, hem de ortasında.
Hindistan'da Ganj Nehri'nin kıyısında yakılan yoksul adamın hissettikleri de onunladır, yitirdikleri de... Newyork'ta, bir sokakta, o kartondan kulübesinde yaşayan kadının çıplak yalnızlığı da. Her şey onunladır, ona emanettir sanki, ama o, çıldırtıcı bir yalnızlık içindedir yine de...
Aşkın kültürlü olmakla, bilgili olmakla da ilgisi yoktur sevgili, kanımıza karışan ilkel acı, o yaban ağrıyla hiçbir kitabın yazmadığı hakikatlere daha yakınızdır, inan...
Kim demişti hatırlamıyorum, aşk varlığın değil, yokluğun acısıdır diye. Belki de bu yüzden ilk gençliğimde, o yoğun aşık olduğum yıllarda, gözüme uyku girmez, dudağımda bir ıslıkla bütün gece şehri, o karanlık, o hüzünlü sokakları dolaşır, insanları uykularından uyandırmak isterdim. Uyanıp, içimde derin bir sızıyla uyanan o derin sancının acısına ortak olsunlar diye...
Aşk çok eski bir şeydir sevgili. Onun içinden o çileli çocukluğumuz geçer. Sevdiğimiz insanların çocuklukları da... Oradan üvey anneler, eksik babalar, parasız yatılılar geçer. Ve sonra aşk bütün bunları alır, daha da eskilere gider, hep o ilkel acıya, o yaban ağrıya...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!