Ete kemiğe büründüm
Abalı diye göründüm
Felâket ortasında bir küçük kız
Yetişmeyen çadırlı al hilaller
Ve rüzgarın savurduğu hayaller
Metânetiyle ağlıyorsa yalnız
Vaatle doymayan yetim bebekler
Hislenir kalbim her yerinden
Eski bir şarkım tâ derinden
Gönlümün kabrindeydi sandım
Gömdüğüm yerden ben çıkardım
Gittim gezdim şu Urfa'yı
Kebap yedim yağ içinde
Evliyalar kabre konmuş
Kazıkçılar sağ içinde
Göbektepe tarih saçmış
Alt katımda bir eşşek var
Öküz gibi geğiriyor
İnsan değil süzme davar
Avaz avaz bağırıyor
Uyku uyur gündüz iken
Dede Korkut dilinden ozan aydur: Hocalar dört dürlüdür. Birisi dolduran cepdir, birisi torpilli çöpdür. Birisi ilmin tayağıdır, birisi ne yazarsa bayağıdır. İlmin tayağı oldur ki yazıdan yabandan bir hakemlik gelse, editör yazıya bakmamış olsa, ol makaleyi eğer büker, inceler, azizler gönderür. Ol Köprülü, Boratav soyudur hocam. Anun öğrencileri yetsün, bölümüne buncılayın hoca gelsün. Geldük ol kim dolduran cepdir. Dönem başında kalkar, ilmine çapına bakmadan dokuz yüksek lisans ile bir doktorant gözler, ek dersini doldurınça tıka basa alur. Elin böğrine urur aydur: Bu harab olası bölüme varaldan beri dahı dersim dolmadı, yüzüm gülmedi; cebüm para gıçum araba görmedi. Ah nolayıdı, bu öyleyidi, bir işde dahı çalışayıdım, umarımdan yahşı uyar olayıdı dir. Anun gibinin hocam öğrencileri yetmesün, bölümüne bunçılayın hoca gelmesün. Geldük ol kim torpilli çöpdür. Tezi bitürünce yirinden örü turdu, yayın mayın yapmadan memleketin o ucundan bu ucuna koşturdu, parti kovaladı, rektör güzelledi, halledinçe gezdi. Atandıktan sonra bölüme geldi, gördi kim bölüm başkanı bir sürü ders virmüş, akademük idari işler virmüş. Personele çemkürür: Kız Zeliha, Zübeyde, Can hoca, Ayna Melek, Kutlu Melek ölmeğe yitmeğe gelmemiş idüm, yatacak yirüm bu harab olası bölüm idi, benim işüme bir lahza bakınuz, mesai hakkı Tanrı hakkı diyü söyler. Bunun gibinin hocam öğrencileri yetmesün, bölümüne bunçılayın hoca gelmesün. Geldük ol kim ne yazarsa bayağıdır. Ebys’den yazı gelse, çalışun makale yazun dise, tanışmanu aña dise ki kitap getür yazalum, bu da yayumlansun, tembel hocanun faidesü olmaz, yazmak gerekdür dise; bu aydur: Neyleyeyim bu yıkılacak ofisümde bilgisayar yok yazucu yok internet yok, hiç içümden gelmedi dir, amaaan ne yazarsam özgündür diyü üç beş alıntı karalayup elin götine urur, yönin añaru sagrısın tanışmana döndürür; yazdığı dahı okunmaz, kimsenüñ sözin kulagına koymaz. Ol tembel eşegin kendisüdür. Andan dahı sizi hocam Allah saklasun, bölümünüze bunçılayın hoca gelmesün.
Gel Iğdır'ı şimdi bir gör
Artık bize asfalt geldi
Passat'ı sollardı traktör
Artık bize asfalt geldi
Tekerlekler karbüratör
Ah hemşerim tam altmış gün
Susuz durmak nasıl mümkün
Az ye gardaş bunca öğün
Aman diyim ishal olma
Çok düşünme yorma akıl
Ne İzmir ne Kuşadası
Sanki metropol burası
Iğdır'daki üç artı bir
Boğaz'da villa parası
Güney cephe Ağrı Dağı
Çıkmazlar hiç kaldırıma
Yolda yatar şu yayalar
Korkarım ki yıldırıma
Kafa atar şu yayalar
Böyle gelmiş ki babadan
Sanki Mars'tan bir resim
Bizim şehrin yolları
Delikli bir nevresim
Bizim şehrin yolları
Başta güzel hizmetti




-
Mehmet Böke
Tüm YorumlarÜstad şiirlerini okumak istiyoruz.Teşekkürler