İsrarcı ıslıklar çalıyorum, dört duvar arasında kısılmışım,
Çocukken de böyleydim, korkularım dudaklarımda fısıldaşırdı,
Gizemli karanlıklarda çok dolaştım, alışkınım.
Ne zaman düşlerim kırık bir aynaya dönüşse,
Başlar uzun bekçi düdüğü gibi korkulu ıslıklarım,
Güçlü ıslıklar çalma vakti şimdi, içim de tarifsiz sıkıntılar,
Dinle sevdiğim, bu ayrılık saatidir.
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.
Devamını Oku
Dünya var olalı beri çirkin ve soğuk,
Erken içeceğimiz bir ilaç gibi.
Tadı dudaklarımızda acımsı, buruk.
Bu saatte gözyaşları, yeminler,
Boş bir tesellidir inandığımız.



